Month: Ağustos,2018

Balık Dolunayı

Haykırışların artık duyulsun istiyorsun. Sihirli bir değnek. Destek, bir destek istiyorsun. Beklentilerini ne kadar düşürsen de, hayat görüşün değişse de, hala olmamış, olgunlaşmamış bir şeyler var içinde. O’na ulaşmak. Kendine dönüyorsun, çevrene dönüyorsun, topluma dönüyorsun ve başın dönüyor. Çok şey yapmak isterken, yerinde sayıyor gibisin. Çok şey yapmak isterken, bir tembellik hali. Uyusam, zaman akıp geçse ve kalktığım an benim zamanım gelse. Yolda olmaktan yorulmak ve gidilecek yere hemen ulaşma isteği.  Uyusam zaman hemen geçse ve ulaşmam gereken yer göz açıp kapayıncaya kadar gelse. Gözünü kapıyorsun, ya bir şey kaçırıyorsam kaygısı basıyor bu sefer.

Artık bir şeyler hemen olsun istiyoruz, çünkü çok fazla şey yaşadığımızı düşünüyoruz kısa zamanda, ancak tam olarak istediğimiz zamanları daha yaşamadığımızı düşünüyoruz, çünkü oraya yolun sonunda ulaşacağız? Peki ulaştığımızda nasıl anlayacağız? Ya her şey zaten yoldan ibaretse ve yolun sonu yoksa? Sonuca ulaşacağımız hevesiyle hızla ve dikkat etmeden yol alıyorsak ve bazı şeyleri gözden kaçırıyorsak?

Güneş Tutulması- Uzaklardan Gelen

Hiç bu kadar uzak gelmemişti, güneşin doğuşu. Karanlık bir gecenin içinde, kime ve neye güveneceğini bilmeyen topluluklar gibiyiz. Kime ne anlatsak, kime nasıl güvensek, kim bunları bize karşı kullanır derken, sohbetlerimiz azaldı belki de. Güven duygumuzu yitirmekteyiz. Yalnız hissetmekte olan ruhumuza doğacak güneşi, içimizi ısıtacak sohbetleri, bizi huzurlu kılacak günleri beklemekteyiz. Evet, çok fazla beklentimiz var gelecekten. Evet, çok fazla hayal kurduk ve artık belki de güzel günleri, güneşli günleri hak ettiğimizi düşünüyoruz. Öyle ya, hiç hak etmediğini düşündüğümüz insanlar mutlu görünüyor. Bizde eksik olan ne? Neyi başaramıyoruz? Neyi yoluna koyamıyoruz? Hiç bu kadar soruların kafamızın içinde dolandığı bir süreç yaşamamıştık belki de, ne olacak? Nasıl olacak? Umut var mı?

Var. Şafak söküyor ve bir anda karanlıktan çıkınca, ışığın rahatsız ettiği yerdeyiz. Büyük bir değişim yaşadık, fark edenler oldu, fark etmeyenler oldu. Sıkıntılar, hastalıklar ve belki de kayıplar yaşayanlar oldu. Mutlu olanlar, kazananlar da oldu. Süreci algılayamayanlar oldu,