Month: Ocak,2019

Çağrıya Cevap; Özgürlük Kapısı

Kaç kişilik bir hayat bu yaşadığın?

Kaç kez düşünüyorsun bir karar verirken ve seçim yaparken. Sustuğun zamanlar, suskunluğunu sorgulayan ve dolduğun zaman senden taşanları kötü ve eksiklik olarak gören kimlerin hayatını yaşıyorsun. Bu kadar zor olmamalıydı dediğin her akşam, yarın daha kolay olmalı bu hayat diye yattığın her gece ve aynı güne uyandığın her sabah, kendinden bir şeyler eksildiğini hissediyorsun.

Kendini eksik hissettiğin bir güne uyanmıyorsun, aslında kendini eksik hissettiren insanların hayatına uyanıyorsun. Kopamıyorsun, kaçamıyorsun, gidemiyorsun. Kaçmalı mısın? Hayır. Gitmeli misin? Belki. Ancak kalırsan göreceğin şey, kendinden bir parça. Görmekten hep kaçtığın, tanışmak istemediğin, kabul etmediğin bir parça. Bu parça seni tamamlayacak olan, bu parça ayaklarını toprağa bastığında seni bütün gezegene bağlayacak olan, bu parça seni hayata bağlayacak olan. Eksik değilsin. Seni eksik hissettirenler var, seni kötü hissettirenler var, seni yok sayanlar var, ancak onlar kendini görebilmen için bir hediye. Onlar olmasa başkalarını bulacaksın, kendini eksik hissetmek için.

Ay Tutulması- Çağrı

Sisli bir orman, yürürken ayağının takıldığı ve düşmemek için  çok dikkatli yürümen gereken bir orman. İleriyi görmek için gözlerini dört açıyorsun ve her şeyin kontrol altında olduğundan emin olmak istiyorsun. Yürüyorsun. Biliyorsun ki, bu ormanı geçtiğinde hava berraklaşacak ve yolunu görebileceksin. Dürtüyor fısıltılar, bir yerlere çarpıyorsun umudun kırılıyor, yine de yürümekten vazgeçmiyorsun. Çünkü beklediğin bir şeyler var, umutların ve hayallerin var, çünkü ulaşmak istediğin yerde seni bekleyenler var. Çünkü her şey bu ormandan ibaret olamaz. Başarmak istiyorsun. Bu sisli ormanı bir an evvel bitirmek ve her şeyin daha net olduğu yola çıkmak istiyorsun.

Bu yolda seni engelleyenin sis ve ayağına takılanlar olduğunu düşünüyor, kızıyorsun. Daha çabuk varabilirdim! Bana zaman kaybettiriyor! O yola çıkmış insanlar var, ben de hemen onlara katılmalıyım! Bana her zaman bu sisli ormanı geçtiğimde her şeyin güzel olacağı söylendi! Beni bekleyen kişiye ulaşmalıyım! Bu ormanın ardında çok iyi yerlere geleceğim bir iş var! Bu sisi dağıtın!

Güneş Tutulması – Senin Gökyüzün

Benim zamanım gelecek dersin hep, ancak o zaman bir türlü gelmez. Çünkü o an geldiğinde de, başka bir zaman beklersin. Birini beklersin hep, o kişi geldiğinde fark etmezsin, çünkü yine başka birini beklersin. Ve bir yer hayal edersin, ait hissedeceğin bir yer. O yer seni bulur, ancak sen başka bir yer hayal edersin. Çünkü ayak bastığın her yer, görüştüğün her kişi, hatta yargıladığın her an sana ait, bilmezsin. İstemezsin. Bu senin yolun ve bu yolda karşına çıkan her şey sana ait.

2019 kabulleniş ile başladı, kabullenme ferahlığında, ilk defa ait hissedilen bir yıl gibi başladı. Her şey olduğu gibi olacak düşüncesi ile, belki de ilk defa bu sefer hak ettiğimi alacağım ve herkes hak ettiğini bulacak inancı ile başladı. Şimdi ise yine aynı şeyler mi olacak kaygısı var. Çünkü öğrenilmiş çaresizliğimizi aşamıyoruz, zihnimiz bilgiler ile dolu ve her şeyi anlamlandırma çabasına giriyoruz. Mükemmel giden anları, en ufak olumsuzlukta yıkıp atıyoruz.