Month: Haziran,2019

Güneş Tutulması – Çarpışma

Sabaha kadar düşünebilir, akşama kadar konuşabilirsin. O derdinden, o isyanından bahsedebilirsin. Anlatabilirsin nedenlerini, yapılan haksızlıkları, hayal kırıklıklarını. Ağlayabilirsin, bağırabilirsin. Neden böyle oldu? Ne zaman ulaşabileceğim oraya? Biliyorsun geçmişimi, yaşadıklarımı, isteklerimi, yaşayamadıklarımı. Özlediklerimi biliyorsun diyebilirsin. Biliyorum, biliyorlar. Sen biliyor musun? Bugünlere kadar neden geldiğini? Neden vazgeçmediğini? Neden burada olduğunu? Kendini nasıl var edebileceğini? Gerçek kılabileceğini? Neden hissizleştiğini biliyor musun? Her şey birkaç saat konuşmadan sonra çözülebilir bir süreliğine, ancak şimdi her şeyi baştan aşağı geride bırakıp, kendini bulma zamanı. Köklerinden beslenip, geçmişinden özgürleşip ne olduğunu anlama zamanı. Bahaneleri bırakma vakti.

Hangi ikilem arasında kaldıysan, karıştıysa kafan bu kadar ve artık bir karar vermen gerekiyorsa, herkesten özgürleşmen gerektiğini biliyor olmalısın. Bu bir yalnızlık değil, bu bir kendine açılan kapı. Sorunların, kafa karışıklıkların ve hatta seni hayal kırıklığına uğratanlar olmasa bu kapıya kadar gelemezdin. Geldin. Şimdi kabuklarını sökme zamanı, kendine ulaşmalısın. Çünkü çözümün, özünde olduğunu göreceksin. Kafan karışık değil, sen bilinmeze gitmeyi sevmiyorsun.

Selam Dünya! Biz Delirdik! – İkizler Yeniayı

Delirmiş gibi uyandım. Zihnimde hiçbir şey yerinde durmuyordu, karmakarışıktım. Geçmiş ile gelecek birbirine girmişti, ben ile zihnim birbirine girmişti. Sinir sistemim altüst olmuştu ama gülüyordum. Giyindim ve kapıdan çıkarken delirmiş yanımı evde bıraktım. Herkese selam verdim. Hayır, kimseye selam vermedim. Çünkü kimse hak etmiyordu selamımı. Öfke vardı içimde, insanlara karşı. Sevgi vardı içimde, insanlara karşı. Kalabalıklar içinde yürürken aklımdan geçenleri bilseler yanımdan yürümezlerdi, yürümesinler! Onlar yüzünden bu haldeyim, kendimi ne zaman ifade etmek istesem, susturuldum. Oysa sabah haberlerde duyduklarım öylesine üzmüştü ki beni, acımıştım Dünyanın böylesine delirmesine. Bir dakika!  İnsanlar bana acıyarak bakacak diye mi kendim olamıyordum yoksa? Delirmiş yanımı her gün evde bırakıyordum, oysa her parçamı kabul etmeden, daha kendim kabul etmezken, insanlar beni neden kabul etsin ki? Eve döndüm, insanların delirmek diye anlamlandırdığı ve beni de buna inandırdıkları yanımı aldım ve kapıyı bu sefer kendim gibi açtım. Selam Dünya!

Farklıların olabilir, kimseye uygun da olmayabilir bu farklılıklar.