Month: Ekim,2019

Akrep Yeniayı – Hoşçakal

Hoşçakal.

Veda etmeye hazırsın artık, sadece nasıl veda edeceğini bilmiyorsun ve sonrası için zihnin seni zorluyor. Acaba veda ettiğin olmadan hayat nasıl olacak? Ya yapamazsan? Ya düşündüğünden daha fazla alıştıysan? Ya her şey daha kötü olursa? Bir süre daha mı devam etsen? Bilemezsin.  Bilinmezlik ise tatlı bir kaos heyecanı. Yeni bir oyuncağı bekleyen küçük bir çocuk masumluğunda. Ne kadar bilinmez bir sürece ilerlesek de, bu masum kaos heyecanı var içimizde.

Defalarca sarsıldın. Sarsılman gerekiyordu uyanmak için. İzin vermen gerekiyordu bu kaosa, hayatında yolunda gitmeyen şeyleri görmezden geliyordun ve sadece geçip gitmesini bekliyordun. Tekrar uyuyordun. Oysa, sarılmaya ihtiyacın olduğu kadar, sarsılmaya da vardı. Bu sefer ise derinlerden bir ses gelmekte. Bu, sarsıntı öncesi gelen sessiz bir haykırış. İçinde birikenler, biriktirmene sebep olanlara karşı güç toplamakta. Bu sarsıcı bir vuruş olacak senin için.

Söylemek istediklerini bastıracak yer kalmadı içinde. Duymak istemediklerini duymaya başladın çevrende, görmek istemediklerini görmeye.

Koç Dolunayı – DUVAR

Yetmiyordu. İnsanlara o kadar çok şey vermen gerekiyordu ki, kimseye yetemiyordun, yetişemiyordun. Ucunu kaçırdın. Bir noktadan sonra yetersizlik hissi geldi ve en yakın arkadaşın oldu. Öyle ki, artık kendini işe yaramaz hissetmeye başladın. Oysa sen çok değerlisin ve kimseye bir şey vermek zorunda değilsin. Yaşadığımız süreçte sana bu hatırlatılacak. Kendini kimler için yetersiz diye adlandırıyorsun? Onlar senden hep bir şeyler istemeye devam edecekler ve önündeki en büyük duvarı oluşturacak bu beklentiler. Senin bir problemin yok, bir sorunun yok, çözülmeyecek veya aşılmayacak bir sıkıntın yok, iyi bak. İlişkide İletişim? İş yerinde daha fazla çalışmak, iş yapmak? Para kazanmak? ‘Onlar gibi’ olabilmek? Başarı? Bunlar kimin beklentileri? Hangi yarışın içine çekildin ve çıkamıyorsun? Kimler için yarışıyorsun? Hangi zafer, hangi başarı için kendi mutluluğundan ve huzurundan feragat ettin? Yeter ki başarayım, mutsuz da olsam, acı da çeksem başarılı olayım ve beni onaylasınlar dedin? Dedin ki bu kısır döngü içinde kaldın.

Bu duvar,