Month: Aralık,2019

Güneş Tutulması – KEŞİF

Artık vazgeçmelisin. Zaten başaramayacaksın, neden bu inat? Başarsan bile seni tatmin etmeyecek. Seni onaylamayacaklar, onurlandırmayacaklar. Ne yaparsan yap, hak ettiğin kadar ilgi görmeyeceksin. Ne kadar değer versen de, göremeyeceksin değer mesela. En üst noktaya çıksan da, alkışlamayacaklar yeterince. Seni sevmeyecekler. Sevsinler diye yaptığın onca fedakarlıklara rağmen. Sevsinler diye yıllardır kendin olamamana rağmen. İlk hatanda seni yok sayacaklar, yok edecekler. Kimse için yeterince var değilsin. Artık vazgeçmelisin.

Vazgeçmelisin, kendini kanıtlamaya çalıştığın herkesten. Vazgeçmelisin mesela sırf onaylanmak adına oynadığın oyundan. Üstüne giydiğin karakterlerden, düşüncelerden vazgeçmelisin. Sırtını dayadığın güvenlik duvarından vazgeçmelisin, göreceksin ki o duvar seni ellerinden ve ayaklarından zincirlere bağlamış. Özgürlük diye adlandırdığın her şeyden vazgeçmişsin de, bir tek bu oyundan vazgeçmemişsin. Anne! Baba! Sevgili! Arkadaş! Toplum! Aile! Onlar! Onlar! Her kimseniz lütfen beni onaylayın. Ben başardım. Bakın, tek başıma uzun bir yoldan geldim, başarılı biriyim artık! Beni artık özgürleştirin. Lütfen! Hocam, bu sınıfı artık geçmeliyim!

Ya bu mezuniyetin son sınavı senin kendini keşfin ise?

İkizler Dolunayı – Ceza

Ya cezayı veren sen isen?

Ya her şeyin yolunda olmayışı, kendini cezalandırdığın içinse ve bunun farkında değilsen. Başkalarını cezalandırdığını düşünüyorken, hayata karşı öfkeliyken ve çözemediklerin üstüne geliyorken, ya kendini cezalandırıyorsan? Kimi cezalandırdığını düşünüyorsun? Onları mı? Aileni mi? Sevdiğini mi? Kendini mutsuz kılarak, fazlasıyla düşünerek ve kaygılar içinde geleceğini düşünerek kimi cezalandırıyorsun? Fazla yiyip, harekete geçmeyip, kendini görünmez kılıp, kendine bakmayıp, yalnız kalıp kimi cezalandırıyorsun? Kendini? Sevmediğin yanını?

Her yanın sensin, artık diğer yarını kabul eder misin? Onu cezalandırdıkça, aslında kendini cezalandırdığını fark eder misin? Biliyorum. Biliyorsun, ondan nefret etmen için yüzlerce sebep var, herkesi eleştirdiğin yanlar, onda var ama o sensin. Bundan daha gerçek ne olabilir? Sen her şeysin. Gece yattığında kafandan geçen düşünceler de sensin, gündüz insanlar içinde konuşan da. Toplum içindeki sen ile kendi halindeki sen bir savaş halinde ve buradan bir zafer çıkmayacak. Kendini cezalandırmayı bırakana kadar. Yalnızsın, çünkü cezalandırdığın yanını kimse görsün istemiyorsun.