Akrep Dolunayı | Mayıs 2017

Akrep Dolunayı |  Mayıs 2017

Birazdan Akrep dolunayı tam olarak gökyüzünde oluşacak.

Öncelikle Mars-Neptün açısı ne istediğimizi bilmez bir enerjiye sokabilir, enerjimiz çekilmiş gibi hissedebiliriz, bu geçici bir durum. Bedensel yorgunluk, enerjisel düşüklük, bir iyi-bir kötü hissetme gibi durumlar normal. ‘Hiçbir şey yapmak istemiyorum’ durumu görülebilir. Diğer yandan gizli işlerden uzak durmalı, her şeyi dürüstlük ile yapmalıyız bu dönem. Bu süreçte fazlasıyla gizli iş ortaya çıkacaktır. Zihin çok fazla çalıştığı için düşünceler silsilesi psikoloji olarak yorabilir.Geleceğe dair umutlar, geçmişe dair sorunlar ile çarpışabilir. Bir dönüşüm içerisinde geçen haftanın sonuçlarını görmeye başlayacağız önümüzdeki hafta. Bu yüzden ‘bizden çıkana’ izinli olmalıyız. Bedeninin hali yok, zihnin koş diyor. Zihninin yorgun hissettirdiği bedenin dur diyor.

Bilinçaltın seni her gece yargılıyor ‘Başaramıyorsun’.

Başarılamayan bir şey yok, sadece hazırlanıyorsun. Hazırlık dönemini, yarış dönemi olarak gösteren sadece zihinsel oyunlar. Aklınızdan geçen düşüncelerin hafifliğini veya ağırlığını fark etmeye başlarsanız, hangi yola gideceğinizi bu süreçte bulabilirsiniz. Dönüştüğünüz kişiyi kabullenememe durumları görülebilir. Yargıladığınız durumlar başınıza gelebilir. Yargıladıklarınızı yaşayabilirsiniz. Maddi kaygılarınızın, umutlarınızı ve hayallerinize adım atmanızı engellemesine izin vermeyin. Enerjinizi düşüren ortamda durmayın. Enerji emicilerin çok ortaya çıktığı süreçtir bu dönem. Sizin enerji alanınızdan faydalanmak için en çok sevdiğiniz şeylerden bahsederler. Sonra dertlerini anlatmaya başlarlar, dedikodu yaparlar, yanınızda durmak için her şeyi deneyeceklerdir. Çünkü enerjinize ihtiyaçları var. Sonra siz eve dönersiniz. Enerjiniz bitmiş, üstüne çevrenizde tartışmalar başlar. Çevrenizde sizin enerjinizden etkilenir. Anlam veremezsiniz. Sinsi insanların size ‘şirin’ görünerek yanınıza sokulmasına bu dönem izin vermeyin. Siz çevrenizdeki sinsilerin kim olduğunu biliyorsunuz.

Size ruhsal ve psikolojik olarak söylemek istediği birkaç şey var bu Dolunayın.

Şöyle ki;

Bir oda var çıkmak istemiyorsun. Bir anahtar var, bulsan açacaksın yolunun kapısını. Sen yola çıkmaktan yorulmuşsun, anahtarı aramıyorsun.

Hep ben mi gitmeliyim? Hep ben mi yola koyulmalıyım? ‘Hiç mi gelmeyecek o hayallerim bana, olduğum yere’ diye sorarken, zaman akıyor. Ya beyazsın, ya kara artık. Zamanın daraldığını biliyorsun, hızlandığının farkındasın, koşmak isterken yerine çakılı buluyorsun kendini. İnsanlarla uğraşmaktan, laf anlatmaktan yorulmuşsun. Sanki bir görevin var, hissediyorsun ancak o görevi yapacak gücü kendinde bulamıyorsun. Dokunsalar ağlayacaksın, dokunsalar uçacaksın, bir dokunsalar koşacaksın ama kimsenin sana dokunmasına izin vermiyorsun. Güvenmiyorsun.

Kendine kalabalık gelenlerin yalnızlığında, yalnızlığın içindeki defter defter, kitap kitap sorularla yürümeye çalışanlara uzanan bir el. Kara göründü diye bağıran tayfanın mutluluğunda. Kara göründü. Uzun süredir bizi allak bullak eden dalgaların sonunda kara göründü. Bu kara bizim bıraktığımız kara değil, yeni bir toprak, yeni bir hava, yeni bir doğa. Kirlettiğimiz ne varsa, onu kabul etmeyecek bu kara. Karanlık yanımızı bu sefer götüremeyeceğiz yanımızda. Karanlık yüzlerini göreceğiz beraber yolculuk ettiklerimizin. Onları da götürmeyeceğiz.

Kim içten olarak ne ise, amacı ne ise, o çıkacak ortaya. Saf sevgi ile saf nefretin arasına bir çizgi çekilecek. Art niyetliler, sinsiler ayrılacak. Bugüne kadar insanlarla uğraşmaktansa, yargılamaktansa, kendi karanlık tarafını kabul edip onunla hesaplaşanlara selam olsun.

Bilinçaltınızı, kendinizden bile gizlediğiniz yanlarınızı, derinlerde kalan sorun tortularını bu dönem kısıtlamayın. Bırakın çıksın ortaya. Sizinle tanışmak isteyen bir yanınız var, hep kısıtladığınız, bazen hor gördüğünüz, hayır bende yok dediğiniz. Tanışmasına izin verin. Kendiniz olmaktan kaçtıkça, başka insanların hayatını yaşamaya mahkum olursunuz. Kabul görmemek de olsa sonunda çevrenizden, kendiniz olun.

O düşündüğünüz şey sizi yiyip, bitiriyor. Önünüze engel, yolunuza çukur, başınıza ağrı oluyor. Düşünmeyin, bırakın ne olacaksa olsun. Sizi anlamalarına ihtiyacınız yok. Sizi haklı bulmalarına ihtiyacınız yok. Size inanmalarına ihtiyacınız yok. İhtiyacınız olan, zincirlerinizi kırmanız. Sizden beklenen de budur.

Sevgiler diliyorum.

Facebook 0 Twitter 01 Linkedin 0 Tumblr 0