Akrep Yeniayı – Hoşçakal

Hoşçakal.

Veda etmeye hazırsın artık, sadece nasıl veda edeceğini bilmiyorsun ve sonrası için zihnin seni zorluyor. Acaba veda ettiğin olmadan hayat nasıl olacak? Ya yapamazsan? Ya düşündüğünden daha fazla alıştıysan? Ya her şey daha kötü olursa? Bir süre daha mı devam etsen? Bilemezsin.  Bilinmezlik ise tatlı bir kaos heyecanı. Yeni bir oyuncağı bekleyen küçük bir çocuk masumluğunda. Ne kadar bilinmez bir sürece ilerlesek de, bu masum kaos heyecanı var içimizde.

Defalarca sarsıldın. Sarsılman gerekiyordu uyanmak için. İzin vermen gerekiyordu bu kaosa, hayatında yolunda gitmeyen şeyleri görmezden geliyordun ve sadece geçip gitmesini bekliyordun. Tekrar uyuyordun. Oysa, sarılmaya ihtiyacın olduğu kadar, sarsılmaya da vardı. Bu sefer ise derinlerden bir ses gelmekte. Bu, sarsıntı öncesi gelen sessiz bir haykırış. İçinde birikenler, biriktirmene sebep olanlara karşı güç toplamakta. Bu sarsıcı bir vuruş olacak senin için.

Söylemek istediklerini bastıracak yer kalmadı içinde. Duymak istemediklerini duymaya başladın çevrende, görmek istemediklerini görmeye. Unutma. Bu senin varoluşun. Başlangıcın. Herkes konuşacak, herkes bir şeyler söyleyecek her zamanki gibi. Bu sefer farklı olan ise bu varoluşu başkalarının yargıları yüzünden ertelememek olacak. Bir insan kaç kez doğar? Her var olduğunu hissettiği kadar. Seni yok sayanlar, küçük dünyaları daralmasın diye korkanlar. Boşver. ‘Ben buradayım ve görünür olmayı seçiyorum.’ demeye cesaret ettiğinde, tekrar doğacaksın. Tekrar var olacaksın.

Akrep Yeniayı Uranüs karşıtlığında. Bu karşıtlık yeni bir enerji ortaya çıkarıyor. Bu yeni enerjiyi algılayan sen ise gerek zihinsel, gerek bedensel sarsıntılar yaşıyor olabilirsin. Daha önce var olmamış bir enerji bu. Bu yüzden gece uyanmaları, titremeler, zihinsel gitgeller, ruhsal olarak bir günün diğerine benzememesi ve ‘deliriyor muyum?’ soruları normaldir. Delirmiyoruz. Direniyoruz. Yeniye her zaman karşıtlık yaratan zihnin, bizi etkilemesine izin veriyoruz ve bu savaş bizi zorluyor. Direniyoruz, çünkü bu bilmediğimiz bir süreç. Oysa sıkıldık aynı şeylerden, itiraf etmekte zorlanıyoruz. Bu direniş çevremize patlamaya yol açıyor, bu direniş kendimizle kavga halinde olmamızı sağlıyor. Zevk alamıyoruz belki de sabahlardan. Bu değişime direnmenin bir manası yok, çünkü öyle veya böyle bu değişim yaşanacaktır. Kolaylıkla olması için izinli olmak katkı olabilir. Kariyer olabilir, ilişki olabilir, çevre olabilir, maddi durumunuz olabilir. Herkesi farklı farklı etkileyecektir, önemli olan nereden sarsarsa o yönde izinli olmaktır.

Yeni fikirler, yeni projeler, yeniye dair ne varsa katkı olabilir bu süreçte. Ay başına kadar olan süreç bu yüzden önemli. Daha sonra Merkür retrosu da hayatımıza girecek ve geçmiş ile gelecek arasında sıkışmış hissedeceğiz. Kendimizi anlatmaya çalışacak, ancak anlaşılamayacağız. Bu ilişkiler için önemli bir süreç olacak, öncesinde karşılıklı olarak konuşarak ve böyle bir sürece doğru ilerlediğimizin farkında olarak daha kolay geçebiliriz. Yakın çevre için de aynı şeyler geçerli, hatta sizi enerjisel olarak düşürmek için bazı sözlü saldırılar da olasıdır. Yolunuzdan dönmeyin. Bir şeyler söylenecek bu süreçte size yakın gördüğünüz kişiler tarafından ve sinirleneceksiniz. Burada fark etmeniz gereken, aslında size söylenen şeylerin, ‘sizin onlara söylemek isteyip, söyleyemediğiniz şeyler’ olduğudur. Sizi seslendirecekler.

Akrep Yeniayı Mars-Satürn karesinde. Bu da özellikle kariyer için önemli bir süreç olduğunu gösteriyor. Kariyer konusunda iyi düşünmeden fevri hareket etmemek gerekiyor. Söylenen her söz dokunabilir, ricalar bile emir veriliyormuş gibi hissettirebilir. Yaptığın işi sevmiyorsan bu senin için zor bir süreç olabilir, çünkü zihin ‘burada ne işin var?’ diye sorgulayacaktır. Şahsen ani kararlar vermek ve her şeyi çöpe atmak için güzel bir zaman olduğunu düşünmüyorum. Kasım sonuna kadar biraz daha sabır ve gözlem ile geçirmek katkı olacaktır. Yine aile içinde özellikle baba ile tartışmalardan kaçınmak gerekiyor.

Akrep Yeniayı rekabeti getiriyor. Bu düşmemen gereken en önemli tuzaklardan. Seni bu girdabın içine çekmeye çalışanlardan hızla uzaklaş, seni bu rekabete çekmeye çalışan zihnini sustur. Bu rekabete ihtiyacın yok. Kendini kimseyle kıyaslamaya ihtiyacın yok, bu seni kendi yolunda şüpheye düşürebilir. Değersiz hissettirebilir. Ancak değersiz değilsin. Bunun zihnin bir tuzağı olduğunu şimdiden bilirsen, o gün geldiğinde fark edeceksin.

Akrep Yeniayı kaosu getirecek ancak bundan beslenildiği için. Korkular ile yüzleştirecek ancak bu korkulardan kurtulabilmen için. Karanlığı getirecek ancak kendi ışığını fark edebilmen için. Sana karanlıksın diyecekler, sen parla diye. İstediğin desteği göremeyeceksin belki en sevdiklerinden, kendi gücünü fark et diye. Değersiz hissedeceksin belki, kendi değerini başkalarının cümleleri ile ölçme diye. Güvensiz hissedeceksin, başkalarına sırtını dayadığın için güvende hissetme diye. O sırt bir gün senden gidebilir ve sen yapayalnız hissedebilirsin. Şimdiden kendine güven ve ayaklarının üstünde durabilmeyi başar diye.

Her şey karmakarışıktı. Başarabilecek miydin bilmiyordun. Başarsan bile tatmin olmuyordun. Bu değil, bu değil, bu da değil diye geçiyordu zaman ve zamanın nasıl böyle geçip gittiğini gördükçe daha çok korkuyordun. Yalnız kalıyordun, sanki herkes delirmiş ve rol yapıyordu da, sana deli diyorlardı. İnanmıyorlardı sana, başarabileceğine, değerli olduğuna. Muhtaçsın sanıyorlardı. Beni buradan çıkarın! diye haykırıyordun, duyulmuyordun. Ne kabus! Duydular seni, çıkarmadılar. Sen kendini duy istediler sadece. Beni buradan çıkarın! diye bağırmıyordun çünkü. ‘Beni burada bırakın! diye bağırıyordun. ‘Ben burada olmaktan mutluyum!’ diyordun. Değildin. Yardım çağrısı değildi bu haykırışın, sadece kendi gücünü görmeme direnişiydi. Kendi gücünden korkuyordun, görünmekten. Artık kendini duyuyorsun. Kapıyı açabilirsin.

Artık oradan çıkıyorsun. Kimse çıkartmıyor, kendin çıkıyorsun.

Merhaba. Ne olacağını bilmiyorsun, şimdi nasıl devam edecek bu süreç bilmiyorsun. Sadece bir seçim yaptın ve bir döngüyü bitirdin. Bilmiyorsun ne kaybettiğini, bilmek de istemiyorsun. Çünkü artık kaybettiklerinden beslenmiyorsun, kazanacaklarına odaklısın. Artık hiç duymadığın cümlelere açtın kendini, hiç görmediğin yerlere açtın yolunu. Biliyorsun. Artık aynı günü yaşamayacağını, aynı kişi olmadığını ve ne olursa olsun pişman olmayacağını. Çünkü yeniden doğuyorsun. İçinde ölen hisler, o hisleri öldürenleri barındırmayacak kadar temiz artık. Bir çocuk saflığında geleceğe bakıyor, şimdiyi yaşıyorsun. Ne kadar karanlık olursa olsun, ne kadar kötü olsalar da, ne kadar seni bıktırmış olsalar da sen kendini kirletme. Çünkü seninle başlayacak her hayalin, her temiz sayfa, her umut ve her sevgi.

Merhaba.

Facebook 48 Twitter 23 Linkedin 05 Tumblr 08