Ay Tutulması – Ben Kimim?

Hiç tanıyamadılar. Anlasınlar istedin, o kadar çok kendini ifade etmeye, haklı çıkmaya adadın ki kendini, şu an yaşadığın zihin yorgunluğunun ve önündeki boşluğun sebebini ararken buldun kendini. Kağıttan kaleler yapıyorsun ve bu sefer acaba kim gelip yıkacak diye bekliyorsun. İçten içe gelip yıksınlar istiyorsun. Suçlayacak birilerine ihtiyacın var. Haklı çıkmalısın. Bu gece, haklı olduğunu hissetmeden uyumak istemiyorsun.

Bu sefer beklemeyeceksin, bu sefer zihnine yenilmeyeceksin. Haklı çıkma dürtüsü ile gelip hayallerini yıksınlar diye onlara izin vermeyeceksin. Çünkü insan aklının alamayacağı bir döneme gidiyoruz ve bunların hiçbirinin artık bir önemi yok. Haklı olmaya ihtiyaç duymayacağın bir döneme gidiyoruz. Bir daha korkularının seni durduramayacağı bir döneme gidiyoruz. Düşünsene, artık durmaya ihtiyaç duymayacağını, geçip seni üzsünler diye. Yarışmadığını düşün. Her zaman beklediğin huzurun, tek bir farkındalık ile içine dolduğunu düşün. Tek bir cümle ile ısındığını tekrar hayata. İnanasın gelmiyor.. Hadi oradan diyorsun. Mahvolacağımız bir dönem geliyor deseydim daha çabuk inanırdın, çünkü bazen bütün dünyayı yanarken izlemek isteyen yanına yeniliyorsun..

Ay Tutulması İkizler burcunda bir savaş esintisi getiriyor. Zihinsel bir savaş verebiliriz, kararsızlık, ani vazgeçişler, iletişim konusunda aksaklıklar olabilir. Anlamsız gelebilir bazen her şey, bazen harekete geçmek isteyebilir, bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilirsin. Ancak unutma, hiçbir şey yapmadıkça kendini yargılamaya devam edeceksin ve kendini işe yaramaz hissedeceksin. Bu bir zihin oyunu. Bu sadece kendinle olan savaşını bitirme diye.

Ay Tutulması herkesin hissettiği, ancak dillendirmediği bir süreci başlatıyor. Senin için bu süreç ‘Ben kimim?’ sorusu. Kim olduğun konusunda sana yalan söylediler ve sen buna inandın. Bu yıl defalarca söylediler, her şeyin aynı olacağını, bir şeyin değişmeyeceğini, kendine haksızlık ettiğini, yalanlar duydun, zamanı kaçırıyormuşsun gibi geldi. Bu süreçte bu sorunun cevabını bulabilirsin, her şeyden özgürleşebilirsen. Nefretten olduğu kadar sevgiden de.

Ay Tutulması ilişkiler açısından son tartışmaları getirebilir, çözüm üretemeyen, birbirine destek olmayan, sadece ‘olsun’ diye olan ilişkiler sekteye uğrayabilir. İletişim olarak bitmiş olanlar, paylaşım olarak bitmiş olanlar tamamen bitebilir. Bu yüzden her şeyi tam olarak dürüst bir şekilde konuşma zamanı. Çünkü saklanan, gizlenen her şey ortaya dökülebilir. İlişkisi olmayanlar için ise bir anlık tutku ve hevesle ilişkiye başlanmaması gereken bir süreç, daha oturaklı ilişkiler için ise önemli bir dönem. Aşk seni çağırabilir, gücüm yok deme, görmen gereken bir şeyler olabilir o kişide.

Ay Tutulması kariyer açısından hala son seçimleri yaptırmak adına zihin karışıklıkları getiriyor. Bu kadar şey gördüm, hala aynı yerde kalmak nedir? Kendime bu işkenceyi neden yapıyorum? Bu insanlarla aynı ortamda neden duruyorum? gibi kafa sesleri zorlayabilir. Bu seslerin manipülasyon mu yoksa gerçek mi olduğunu anlamak için biraz kendi alanında kalmalısın. Gerçekten sana katkı mı bu iş, yoksa 2021 seni yepyeni bir yıl, yepyeni yan işler, hobilerin mi bekliyor? Buna iyi bakmalısın.

Ay Tutulması maddi konularda hislerini takip etmen gerektiğini söylüyor. Büyük riskler almadan bazı adımlar atman iyi gelebilir. Unutma ki, bu dönem alınacak kararlar, atılacak adımlar uzun süreli olarak etkili olacak, bu yüzden anlık kararla değil, iyi düşünerek atmalısın adımlarını.

Ay Tutulması ruhsal olarak zorlayıcı. Ancak 2020 yılında bu tür süreçlerden çok fazla geçtiğimiz için biraz daha tanıdık bir süreç, bu yüzden aşması da daha kolay olacaktır. Bastırmadıkça hislerini, bastırmadıkça kapasiteni ve bastırmadıkça içindeki ateşi kolaylıkla bu süreci aşabilirsin. Ama bastırmak istiyorsun. Sonuna kadar. Zorunda olmadıkça bu bastırmayı bitirmek istemiyorsun. Kendinden, senden çıkacak olandan mı korkuyorsun? Korkma, sana kendini bastırmayı öğretenler, seni buna zorlayanlar kadar kendine zarar veremezsin. Üç gün konuşurlar, iki gün yargılarlar, bir gün küserler. Sonra.. Alkışlarlar. Cesaretini..

Yak meşaleni ve söyle onlara kim olduğunu.

Bağışlayın beni, istediğiniz gibi biri olamadım. Ben sizi bağışlıyorum, beni istemediğim bir insan yapma çabalarınızı, kendi hayal dünyanızda çizdiğiniz kişiye çevirme çabalarınızı, kendinize benzetme çabalarınızı, haklı çıkmaya çalışmalarınızı bağışlıyorum, ancak artık size izin vermiyorum. Bu devrimin ilk ateşini yakıyorum ve gölgelerden çıkıyorum. Bağışlayın beni, artık sizinle oynamaktan keyif almıyorum. Elimde meşale, kararttığınız sokaklarımı aydınlatarak yürüyorum.

Ben kimim? Sen değilim, senin nefret ettiğin değilim, senin sevdiğin de değilim. İstediğin değilim, senin gibi düşünen değilim, senin yolunda değilim, yargıların değilim. Ben kalıplara soktuğun o kişi değilim, sen beni tanımıyorsun, sen beni hiç tanımadın, çünkü ben yeni biri olarak doğuyorum.

Ben kimim? Yeni tanışıyorum kendimle, sakın kandırılmış hissetme, ben de yeni tanıyorum kendimi yaşıma bakmadan. Eski beni bırakıyorum, eğer çok seviyorsan onu, onunla kalmalısın. Ben yeniden doğuyorum.

Sen kimsin? Sen gerçekten olduğun kişi misin? Sor kendine, dışarıya gösterdiğin kişi misin? Hayallerine yürüyor musun gerçekten? Para, kural, aile, yasak hiçbiri olmasaydı sen kim olurdun? Sen hala eski sen misin? Baksana, artık keyif almıyorsun uyanmalardan. Heyecan duymuyorsun aynı şeylere. Haklı olmak zorunda değilsin, haklı olmak adına hayatına sorunları çekip durmak zorunda değilsin. Sen artık değiştin, neden söylemiyorsun herkese, neden bunu haykırmıyorsun artık? Sıkılmadın mı oynamaktan.. Sıkılmadın mı gelip seni yıkıp geçsinler diye beklemekten, kendini inkar etmekten.

Sen kimsin? Ben seni tanıyorum. Şu an bunu okuyan kişi olarak içten içe sen de biliyorsun kim olduğunu.

Onlara da söylemen lazım, bir itiraf bekleniyor.

Sen kimsin?

Haklı mısın? Yoksa haklı olmaya ihtiyaç duymayan mısın?

Facebook 42 Twitter 50 Linkedin 06 Tumblr 06