Başak Yeniayı- Tırmanış Zamanı

Önünde çıkabileceğin kocaman bir dağ var, o dağ yollarında arzuladığın bir yaşam var. Sen ise dağın eteklerindeki çiçekleri koklamakla ve dağı izlemekle yetiniyorsun.

En önemli konularda yapabileceğimizden azıyla yetinirken, popülarite olan konularda bir türlü tatmin olmuyoruz. Bir onaylanma ihtiyacı içindeyiz. Çocukluktan gelen bir his bu,  çevre tarafından onaylanma ihtiyacı. Doğru yapıyor muyum? Doğru yolda mıyım? Bana böyle öğretilmemişti.. Ya yanlış bir yola giriyorsam? Burası bilmediğim bir yol, virajlarını bilmiyorum. Karşıma ne çıkacağını bilmiyorum ve evden uzaklaşıyorum. O güven veren, konfor alanından uzaklaşıyorum. Sırtımı dayadığım duvar yok artık, dışarıda kaos var ve ben artık yola çıkmak zorundayım. Peki yargılanırsam kim koruyacak beni? Ya beni kabul etmezlerse? Ya kaybolursam?

Kabul görme ihtiyacı. Ne kadar büyürsen büyü, yaptıklarının onay görmesini bekliyorsun. Kendini kanıtlamalısın, ama kime? Başardığını kaç farklı kişiden duymak zorundasın daha? Ayaklarının üstünde ilk defa yürüyorsun ve ev halkının gözleri ışıl ışıl seni kutluyor. Kutlama bekliyorsun büyüsen de, onaylanma ihtiyacı. Daha kaç farklı kişi onaylamalı seni? Evden uzaklaşıyorsun. Bunu kabul etmek ne kadar zor olsa da, bildiğin çağdan uzaklaşıyorsun. Öğrendiklerin, yaşadığın hislerle çarpışıyor ve bir ilizyondan çıkıyorsun. Öyle ki, büyük bir hipnoz içinde olduğunu fark ediyorsun.

Ailen? Sevdiklerin? Seni sevenler? daha kaç kişi doğru yolda olduğunu söylemeli, bu yolu içselleştirebilmen için. Dağ önünde duruyor, hedefin önünde duruyor, öyle ki güneş biraz daha geç doğuyor hayatına, zirveye çıkmak yerine, güneşin dağın üzerinden çıkmasını beklediğin için. Şimdi tırmanış zamanı. Dağın eteklerinde, bir şeyler kaçırıyormuşcasına koşturmayı bırakıp, sabırla, güçle ve bilinçle tırmanma zamanı.

Mükemmelliyetçi bir tavırla, sorguladığın bu süreç, sana kendi değerinin paha biçilemez olduğunu gösterecektir. Dışarda aradığının içeride, içerde gördüğünün dışarıda olduğunu algılayacaksınız. Öyle mesajlar gelecek ki, suratına bir tokat gibi çarpacak. UYAN. Sen değerlisin. Şifa da sende, derman da. Eleştiriler alacaksın, belki de hiç duymak istemediklerini duyacaksın, bütün dirençlerine oynanacak, sırf o dağ yoluna çıkasın diye. Sırf şifanı göresin diye. Kızacaksın, ağlayacaksın, uyuyamayacaksın belki ama sonunda göreceksin, onlar bile katkıymış bana diye düşüneceksin. Herkesi eleştirirken, eleştirdiklerinin kendinde dönüştürmen gerekenler olduğunu göreceksin.

Hiç bitmeyecekmiş geliyor bazı süreçler. Zaman dengesiz, ruh halleri dengesiz, duygular dengesiz. Peki bunları dengeye oturtacak olan nedir? Seni dengeye getirecek olan nedir? Dışarıda gördüğün güzellikleri, kendi hayatındaki sıkıntılarla karşılaştırmak mı? Hayır. Dışarda gördüğün mutlulukları, kendi mutsuzluklarınla karşılaştırmak mı? Hayır. Başkalarının yolunu, kendi yürüdüğün yolla karşılaştırmak mı? Hayır. Başkalarının farkındalıklarını, kendi farkındalığınla karşılaştırmak mı? Hayır. Nedir? Sen neden gönderildin? Herkes keyif sürerken, çile çekmeye mi? Hayır. Artık bu kurban bilinci bitti. Artık bu bilinçten çıktık, sen de gel. Sen de çık. Seni dengeye getirecek olan, bu ana gelmek. Kendi hayatını, kendi kapasiteni, kendi yolunu görebilmek. Perdeni kaldırmak. Perdede gösterilen film ile perdenin arkasındaki film öyle farklı ki, gösterilen ile anlatılmak istenen öyle farklı ki, ancak bütün çevresel faktörleri ortadan kaldırdığında, bütün yargılarından sıyrıldığında görebiliyorsun. Yetmez mi? Kendini yargıladığın yetmez mi? Yargılarken hep geri dönmeyi istemen yetmez mi? Vazgeçmelerin ve vazgeçmemen için sana yol gösteren mesajlar yetmez mi? Hadi  bırak artık geçmişine ağlamaları, hadi bir el daha sana gökyüzünden. Geçmişine tutunduklarından daha güçlü bir el bu süreç.

Başak Yeniayı bizi, ilişkilerimizi, işimizi, maddi durumumuzu ve geleceğimizi şekillendirmemiz için bir yardım eli gibi. Değişim için, şifalanmak için, ilişkilerimizi düzeltmek için, yol arkadaşlığı için, kariyerimizde ilerlememiz için bir enerji yüklemesi. Sırtımızda bir duvar, elimizde bir el, kimseye ihtiyaç duymadan, yalnız hissetmeden ve çok kalabalık bir kitle olarak beraber yürüyebileceğimiz, iyiye doğru koşabileceğimiz, birbirimize güç olabileceğimiz bir yeniay. Başlangıçların en güzeli, çünkü yalnız değiliz kendimizle kaldığımızda bile. Öyle kalabalığız ki, öyle birbirimize desteğiz ki, ne kadar kötü görünürse görünsün Dünya, umudumuzu yitirmiyoruz. Çünkü bir günün geleceğini ve Dünyayı hep beraber düzlüğe çıkartabileceğimizi içten içe biliyoruz.

Başak Yeniayı ilişkiler konusunda bir dönüştürücü. Bir yol arkadaşlığı yapıyorsanız ve ilişkiniz hakkında gitgelleriniz var ise iki yola sevk edebilir bu durum sizi. Vazgeçiş ve direniş. Vazgeçen birçok çift olabilir bu dönem, çünkü artık enerjisel bir bağ kalmamıştır aralarında, duygusal bir ağın içinde artık değillerdir. Direniş olabilir çünkü bu yol arkadaşlığı sadece kendilerine değil, bütün evrene katkı olacaktır ve bu direnişin sonu, çift ruh eşi olmasa dahi ruh eşliğine dönüşebilir. Bunu çiftler içten içe hissedecektir. Yalnız kişiler ise kendilerine en yakın kişilerle tanışabilir ve aralarında büyük bir enerjisel çarpışma yaşanabilir. ‘Büyük aşklar kavgayla başlar’ durumu yaşanabilir.

Başak Yeniayı hayatınızı düzene sokmak için bir şans. Bunu evinizin her yerini temizleyip-düzenleme ihtiyacı hissetmenizle anlayabilirsiniz. Hayatınızı ve çevrenizi de temizlemeniz gerekebilir bu dönem. Kimlerle olmanız gerektiğini, kimlerle yollarınızı ayırmanız gerektiğini çok net gösterilebilir size bu yeniay. Uzun süredir çektiğiniz bazı rahatsızlıklara şifa olabilecek kişilerle karşılaşabilirsiniz, hastalıklarınız iyileşme süreci gösterebilir. Bunların hepsi sizin harekete geçmeniz ile bağlantılı.

Şimdi tırmanma zamanı, sırtında yük olmadan. Şimdi tırmanma zamanı, geçmişi boşluğa bırakarak. Sırtında hangi yükler var çok iyi biliyorsun, onlara kızma. Sadece tırmanman gerektiğini ve onların da kendi yollarından tırmanması gerektiğini, zirvede buluşacağınızı söyle. Zirvede hepimiz biriz ve hiçbirimiz şu an zirvede değiliz. Dağın eteklerinde uzun süredir bekliyoruz, çünkü hep beraber tırmanacağımız zamanı bekliyoruz, bazıları çimlerde bir taşa çıkıyor ve bizlere zirveye gelin diyor. Ben zirvedeyim ve sizlere liderlik edeceğim diyor.  Onlara diyin ki, ‘Sen, sadece dağın tepesinden eteklerine düşmüş bir taşın üstündesin, ben ise o dağın yollarında kaybolmaktan korkmayan, zirvede herkesle BİR olabilmek için yürümeye karar verenim ve sana tependen bakmayacağım, çünkü BEN yolcuyum. Zirveye çağıran değil, yol gösteren bile değil, önce kendime, sonra talep eden herkese kendi yolu olduğunu ve o yolu bulmasını hatırlatmaya çalışan bir yolcuyum. Senin de hatırlaman dileğiyle, hoşçakal.’

Sevgiler ve selamlar.

 

 

Facebook 14 Twitter 17 Linkedin 04 Tumblr 02