Adalet

Adalet

Adalet. Çocukluğumdan beri peşinde koştuğumdu. Sokak köpeklerinin yaşama hakkıydı çocukken benim için adalet. Belediyelerle kavga ederdim. Neden köpekler sokakta kaldı diye zehirleniyor diye düşünürdüm, adil değildi bu, küçüktüm.  Okul başladı, neden öğretmen daha zeki diye sınıf arkadaşımı daha çok severdi, neden arkadaşımın ailesi okula bağış yapıyor diye o el üstünde tutulurdu. Neden arkadaşım kilolu diye tenefüslerde yalnız takılırdı ve bir şey istediğinde kimse kulak asmazdı. Ancak serseri çocuklar, güçlü çocuklar hep beraber gezerlerdi. Ezerlerdi herkesi ve kimsenin sesi çıkmazdı. Çocukluğumdan beri düşündüğüm idi benim için Adalet.

Sonra sokakta yatan insanlar gördüm, çok zengin insanlar da. Sahillerde öylece yatan insanlar ve yanından geçen insanlar gördüm. Herkes birbirine yardım etse kimse sokakta yatmaz diye düşünürdüm. Küçüktüm. Nerede bu adalet. Hep düşündüm.

Futbol oynadım yıllarca, sırf hocaya takım içinden haber götürmüyorum (ispiyon) diye elimden kaptanlığım alındı. Başka takımda, arkadaşlarım için bir konuşma yaptığım için kadro dışı bırakıldım. Adil olmak değil, güçlünün yanında olmak mıydı diye düşündüm adalet. 3 yıl önce sosyal medyada 300 takipçim varken bir kuruma yazdığımda geri bile dönülmezken, şimdi yazdığım an saatler içinde sorunum çözülüyorsa burada adalet var mıdır?

İşe girdim, kendi düşüncelerinden, kendi siyasi görüşlerinden olmadığım için bütün ağır işler bana verilirdi. Müdürün kendi görüşünden çalışanlar erken çıkma izni istediğinde rahatça çıkarken, benim acil işim olsa çıkamazdım. Neredeydi bu adalet. Bulamıyordum.

Büyüdüm ve sadece küçük bir bahçenin, küçük adaletsizliklerini gördüğümü fark ettim. Herkes kendi düşüncesi için adalet arıyordu. Herkes kendisi için adalet arıyordu. Herkes kendi başına bir şey geldiğinde adalet diye haykırıyordu. Adalet bu kadar değişken bir şey miydi diye düşündüm. Herkes için farklı mı işliyordu adalet, yoksa herkes işine geldiği kadar mı istiyordu Adaleti.

Dün adalet diye haykıranları görmezden gelenler, bugün adalet diyordu. Çünkü dün istenilen Adalet kendilerine çıkar sağlamıyordu. Dünden önce Adalet diye bağıranları kimse duymuyordu çünkü çok azlardı. Ondan önce adalet diye bağıranları görmezden geliyorlardı çünkü güçsüzlerdi. Çok daha önceleri Adalet diye bağıranlara kızıyorlardı, çünkü onlar farklı düşünce tarzı, farklı hayat tarzı, karşıt görüşte idiler. Onların adalet istemeye hakkı yoktu, çünkü onlar bizim gibi düşünmüyorlardı. Bizim gibi düşünmüyorlarsa kesinlikle yanlış düşünüyorlardı. Bunun on yıl sonra doğru veya yanlış çıkmasının önemi yoktu. Ne dedikleri, ne için adalet istediklerinin bir önemi yoktu. Bizden değillerdi, o zaman adalete hakları yoktu. Çünkü Adaletin sadece biz istediğimizde anlamı oluyordu. Sonra aynı şey bizim başımıza geliyordu, basıyorduk yaygarayı. ADALET!

Yıllar geçti, tarihler geçti, insanlar değişti, fikirler değişti, bakış açıları değişti, görüşler ve düşünce tarzları değişti. Ancak Adalet arayışının saf ve öz bir adalet arayışı olmadığı hiç değişmedi. Sanırım tarih boyunca Adalet kavramının içi hiç bu kadar boşaltılmamıştı.

Benim için adalet kavramı sen, ben için değil biz için olandır. Adalet dediğin herkesin eşit olmasıdır. Güçlünün, güçsüzün, kadının, erkeğin, hayvanın, fiziken güzelin, popüler olan insanla, kendi halinde kimsenin tanımadığı bir insanın aynı haklara sahip olmasıdır. Çok yükseklerde aramaya gerek yok adaleti, kendi hayatımızda ne kadar adaletliyiz ona bakmak lazım. Eğer Dünya bu kadar adaletsiz bir yer haline geldiyse, eminim Adalet kavramının bize hatırlatılması için gelmiştir. Eminim hayatımızda adil olmadığımız yerler vardır. O zaman şimdi, tam olarak şimdi adalet kavramını hatırlayalım. Kendi hayatımıza, kendi evimize, kendi ülkemize ve dünyaya sırayla bakalım. İnsanları kategorize etmeden, insanları güçlü-güçsüz-popüler-zengin-fakir-güzel-çirkin diye bakmadan. Siyasi görüşü farklı, o zaman onun adalete hakkı yok demeden. Bizden ve bizden değil demeden. Bizim başımıza adaletsizlik geldiğinde değil, başkaları için de adalet peşinde koşarak. Önce kendimize adil olarak, önce çevremize adil olarak, önce hitap ettiklerimize adil olarak, önce insanlık için adalet isteyerek, önce hayvanlar için adalet isteyerek, önce engelliler için adil yaşam hakkı isteyerek, önce belki de Afrikada açlıktan ölenler için adalet isteyerek, önce belki hiç tanımadığımız insanlar için adalet isteyerek, çünkü tarih boyunca hep kendimiz için adalet istedik.

Kendine adil ol, herkes için adalet iste.

 

Facebook 13 Twitter 08 Linkedin 0 Tumblr 02