Bu Senin Hikayen – İkizler Dolunayı

Yolunu kaybetmedin, yolunu başka gözlerden izlemek istedin sadece. Herkesin hikayesinde bir cümle oldun, bir anı, bir  umut, bir dost oldun.  Şimdi ise kendi hikayeni yazmak için bekliyorsun. Yalnız  başına yola çıkmak her ne kadar korkutsa da insanı, özgürleştirir. Karar alırken iki kişilik almayacaksın, kendi hikayeni artık kendin yazacaksın. Bu hikaye senin hikayen, sana ait, senin cümlelerin, senin düşündüklerin, senin hayalin.

Uzun süredir aynı sayfaları okuyoruz, aynı cümleleri, aynı umutları ve belki de aynı hayatları. Çünkü yeni bir hikaye yazmak zaman ister, emek ister, cesaret ister. Bunları kendimizde bulamıyorduk belki de. Ancak şimdi yeni bir çağa giriyoruz. Herkesin kendi hikayesini baştan yazacağı bir çağ. Ne isek, özde neyimiz varsa, hangi kapasiteye sahip isek ve ne istiyorsak o hikayeyi yazacağız. Daha önce hiç böyle bir dönemden geçmediniz. Bu bir kısır döngü de değil, bu bir yeni çağ sizin için. Bu yüzden geçmiş anılarla-tecrübelerle eşleştirme yapamayan beyin, boşluk ilizyonu yaşatıyor. Ancak bir süre sonra her şey daha açık olacaktır. Her şeyi daha şeffaf göreceğiz kendimizle ilgili. Daha önce hiç fark etmediğimiz yönlerimizi fark edeceğimizi düşünüyorum. Bu yüzdendir ki, güzel bir döneme gittiğimizi düşünüyorum.

Hayat bir döngü şeklinde akarken, şu an bir düzlüğe girmekte. Sorunların kronikleşmesi ve tekrar etmesi artık bir son bulabilir. Bunun için ise bu sorunlara sarılmayı bırakmalıyız. Sarılmak? Sorunlara? Evet. Sorunlarımıza sarılıyoruz, fark etmesek bile. Çünkü bir bahaneye ihtiyacımız var her zaman. O bahaneyi nerede bulursak ona sarılıyoruz. Öyle bir sarılıyoruz ki, sorunlar bizim arkadaşımız oluyor, bırakmak istemiyoruz. Kendimizi bu hale biz sokuyoruz. ‘Yapamıyorum ama bir sor, neden yapamıyorum. Yaşamadan bilemezsin! Konuşmak, yazmak kolay! Gel bir de yaşa!’ diye düşünen zihinlere söylemek isterim ki, yaşamadan yazılmıyor.

Odak noktası her şeyi yaptınız belki hayatınızda. Sevgiliyi, aileyi, arkadaşı, çevreyi, ülkeyi. Ya kendinizi? Odak noktası olmamak için önünüze koyduğunuz her anlam yıkılıyor ve kendinizle kalıyorsunuz. Şimdi hayatın gerçekleri yüze çarpıyor. Çünkü onları gerçek kılan, her şeye anlam yükleyen ve sırtımıza yük yapan bizleriz. Şimdi ise yok gibi davranmak bir işe yaramıyor. Yüzleşme başlıyor. Kaç sevginin ardına sığındıysanız, kaç acıyı önünüze duvar kıldıysanız ve hangi sorumluluk bahanesi ile saklandıysanız. Sırtınızdan bir yük gibi kalkacak. Kendinizle aranızdaki o perde açılacak ve yazmaya başlayacaksınız kendi hikayenizi. Dışarıdan görülmeyen yanlarımızı öyle geride bıraktık ki, öyle değer vermedik ve geliştirmedik ki şimdi oraya baktığımızda bir boşluk görüyoruz. İşte o boşluğun dolacağı bir dönem.

İkizler Dolunayı. İkilem arasında kaldığımız seçimler konusunda bizi yönlendirecektir. Özellikle geleceğimiz hakkında önemli bir karar vermemiz gerekiyorsa, bunun öncü mesajları gelecektir. Her şeyin bir seçimden ibaret olduğunu gösterecektir. İşin güzel yanı, iki durum arasında kalsanız dahi doğru kararı vermeniz için birçok mesaj geleceği önünüze. İlişkilerde veremediğiniz kararlar için karşı tarafın görülmesi gereken her yanı, sizden gizlenen her yanı ortaya dökülecektir ve hala bu duruma kör kalmak isterseniz de, bu sizin seçiminiz olacaktır. Kariyeriniz ile ilgili her türlü mesaj size verilecektir. Değiştirmeniz gerekiyorsa veya kalmanız gerekiyorsa. Bunları görmezden gelmek yine sizin seçiminiz olacaktır. Şehir değiştirmek istiyorsunuz. Bu şehri değiştirmeniz için türlü mesajlar verilecektir, bunları sorun olarak algılayabilirsiniz, ancak bu seçimi görmeyi siz istediniz. Görmemek sizin seçiminiz. Nasıl para kazanacağınızı düşünüyorsanız, size katkı olacak işler önünüze gelecektir, bu işlere girecek cesarete sahip olmadığınızı düşünüp kabul etmemeniz ise yine sizin seçiminiz olacaktır.

Dolunayın gezegeni Merkür retro yapmakta ve karşıt burçta. Bu yüzden sürecin bir aktarım olduğunu unutmamak gerekir. Bu aktarım karşılıklı öğretmen-öğrenci ilişkisi gibi ilerleyecektir. Siz bir şey soracaksınız, gökyüzü size cevabını verecektir. Gökyüzü bir şey soracak ve siz cevap vermeye hazır olup olmadığınızı ölçeceksiniz. Ne verirseniz, onu alacak, kendinizi ne kadar geliştirdiyseniz o kadar ilerleyeceksiniz. Bu bir alma-verme dengesi oluşturacaktır hayatınızda. Sert açılarında sizi öfkenizle test edecektir, sabrınızla sınayacaktır. Bu yüzden her zaman verdiğiniz ani tepkilerden uzak durmakta fayda var. Konuşa konuşa anlaşamadığınız insanlara enerjinizi harcamayın. Her söz, her cümle, her söylenen gözünüze normalden fazla batabilir. “Ya bir insan nasıl bu kadar sabit fikirli olabilir!” diye sinirlenmeyin. Zihniniz size oyun oynamaya çalışacaktır ve geçmiş hatalarınızdan size korku ekmeye çalışacaktır. Ancak siz artık o eski kişi olmadığınızı kabullenmeli ve zihninizi susturmalısınız. İpler bu dönem sizin elinizde.

Bu bir delirme seansı. Ancak seansın sonunda kendinizle barışacağınız bir delirme. Bir yandan gelen ‘her şey güzel olacak, çünkü bunu hissediyorum.’ diğer yandan gelen ‘ Sanırım yanılıyorum, her şey yine sarpa saracak.’ Hayatınızın iyiye mi, yoksa kötüye mi gittiğini, işinizin size katkı olup olmadığını, ilişkinizin sizi tatmin edip etmediğini, çevrenizin size destek olup olmadığını sorguladığınız bu sürecin sizi yormaması için kendinizle olan iletişiminizi genişletmeniz gerekmekte. Çünkü çevreniz, sevdikleriniz veya düşmanlarınızın sesinden başka bir ses daha duyacaksınız bu süreçte. Bu ses sizin özünüzden gelen ve size katkı olmaya çalışan bir ses olacaktır. Biraz farklı seslere kendinizi açmanın vaktidir.

Bu bir inanç testi. Hep başkalarının seni iyi edeceğine inandın, hep başkalarından bir şeyler öğrenebileceğini. Onlara anlamlar yükledin. Öyle inandın ki insanlara, her yanlış çıktığında inandıkların, inançların sarsıldı teker teker. Öyle saf sevdin ve bundan yararlandılar ki, iyiliğin zaferine inancını yitirdin. Öyle kötülükler görüyorsun ki dünyada, sorgulamaların yerini nefret alıyor ve öyle yargılandın ki çevren tarafından, kendine olan inancın küçüldükçe küçüldü. Haksız değilsin, üzülmekte de, umutsuz olmakta da haksız değilsin, seni anlıyorum. Ancak sen vazgeçersen, eğer sen kötü olmayı seçersen, eğer sen de gidersen onları gerçek kılacaksın ve o an umutsuzluk saracak dünyayı ve dünyanı. O yargıladıkları sen değilsin, kendi başarısızlıkları, kendi zincirleri. Ayaklarını kendi bakış açıları ile zincirlenmiş ve sana öfke kusan ama bir adım dahi ileri gidemeyenlere yenilme. Sen bu hikayeyi bitirdin ve artık kendi hikayeni yazmayı seçtin. Unutma ve iyiliğe dair umudu olan kollektif kümeni eksik bırakma.

İkizler Dolunayı bir seçim. Süreç bir seçim.  Çevrenizi siz seçeceksiniz, kariyerinizi ve nereye gitmek istediğinizi. Emin olmak istiyorsunuz doğru yolda olduğunuza, emin olmak istiyorsunuz her şeyin iyiye gideceğine dair. Siz doğru insan olmayı istedikçe yolunuz doğruya, siz kendinize güvendikçe hayatınız iyiye gidecektir. Yol veya geleceğe değil kendinize artık güvenmeniz gerekmekte. Kimseden farkınız yok ama herkesten özelsiniz. Öyle ki, bunu içinizde hissediyorsunuz. Bu ego değil, bu kapasiteniz. Kendiniz kabul etmek bu. Bu bir haykırış, bu zincirleri kırmanızın sesi. Bu kendi hikayenizde sonunda başrol oynama hakkını kendinizde bulduğunuz gün. Bu kendinizi tamamladığınız gün. Bu gün, yüzleştiğiniz ikilemliğinizi de kabul ettiğiniz gün.

Bir mesaj istediniz hep evrenden. Hep dualar ettiniz nereye gitmeniz gerektiği ile ilgili, kimle yürümeniz gerektiği ile ilgili, hep bir şeyler istediniz. Bunların hepsi yıl bitmeden size mesaj olarak gelecektir, şu an geliyor, her an geliyor. Hem isteyip, hem görmezlikten gelmek sizin seçiminiz. Eğer ben köşemde ağlamayı seçiyorum derseniz, hayır bu yola çıkmak istemiyorum derseniz, ben böyle devam etmek istiyorum ve memnunum derseniz, öyle olacaktır. Bu evrene yolladığım mesajlar nereye gidiyor? Nereye.. Evet, dönüp size geliyor. Gökyüzü bir kubbe ve her mesaj çarpıp size geri dönüyor. Çünkü bu mesajları okuyabilecek ve çözüm üretebilecek tek kişi sizsiniz. Çünkü bu sizin hikayeniz. Okuyunuz efendim. Çünkü ancak kendi hikayenizi okumaya cesaret ettiğiniz zaman hayatınız değişecek, devran dönecek. Sevgiler.

 

Facebook 68 Twitter 27 Linkedin 09 Tumblr 04