Dolunay – Çıkış Nerede?

Derin düşünceler içinde, korkan gözlerle bakıyorsun olan bitene, çünkü tanımadığın bir sokaktan geçiyorsun, tanımadığın yüzler, tanımadığın evler. Mahallede kavgalar var, sadece yürüyüp geçmek istiyorsun. Biri bağırıyor ‘Her şey düzelecek.’ ama öyle sert bağırıyor ki, sen bunu güzel bir cümle olarak algılayamıyorsun. Kasvetli bu sokaktan çıkmanın en kolay yolu hızla uzaklaşmak. Ancak iki adım ilerisi, iki adım daha, birazdan bitecek dedikçe, bitmiyor. Bitmedikçe gücün tükeniyor ve birine soruyorsun. Korktuğun ve yargıladığın o kişiye soruyorsun, ‘çıkış nerede?’ Gösteriyor ve yolunu uzattığını düşünüyorsun. Çabalıyorsun, yoruluyorsun ve geri dönüyorsun. Sonunda gösterdiği yerden çıkıyorsun o sokaktan. O kişi, derinlere gömdüğün iç sesin. İşte bu süreçte en çok korktuğumuz yanımıza sormalıyız, ‘Çıkış nerede?’

Duymak istemediklerini duyabilirsin, görmek istemediklerini görebilirsin, ancak bu kasvetli sokaktan çıkış yolu gerçekleri duymaktan geçiyor. Kendi gerçeğine gözünü kapatmak, kendini karanlığa mahkum etmektir. Karanlığa mahkum edilmeyi hak etmiyorsun, bazen soruyorsun kendine ‘ben bunları gerçekten hak ettim mi?’ diye. Hak etmedin. Çünkü hak etseydin, sormazdın, farkında bile olmazdın. Kendini yargılamayı bırakmak istiyorsan, tam zamanı. Bu sokaktan çıkmak istiyorsan, tam zamanı. Kendi çıkışını bulmak istiyorsan tam zamanı. Senin suçun değildi, şahidim. Ancak artık gözlerini de, kulaklarını da iyice açmalısın. Çünkü görüp, duyacakların bildiğin, tahmin ettiğin, beklediğin olmayabilir. Hani yıllar sonra ‘geçmişte tarihin akışına yön veren zamanlarda olmak isterdim, mesela 2020-2030 yılları arasında’ diyecekler ya. İşte sen o zamanlardasın. Gelecekteki insanların merak edeceği yıllardasın. İzle, dinle ve bu yönün iyiye gitmesi için elinden geleni yap. Hem kendin için, hem dünya için.

 

Akrep Dolunayı ilişkiler açısından önemli bir Dolunay. Gerek duygusal ilişkiler, gerekse iş ilişkileri için önemli bir dönemeç. Çünkü insanlar karşılıklı olarak daha önce görmedikleri farklı yönlerini görecekler, bunu kabul edebilenler ile kabul edemeyenler yol ayrımına gidebilirler. Her insan birbirini olduğu gibi kabul edebilir mi? En karanlık yönünü kabul edebilir mi? Yoksa hayatın boyunca o karanlık tarafını saklayacak mısın ondan? Bu bir aldatma değil midir? Duygusal ilişkiler için böylesine açık bir oyun olacaktır bu süreç. Herkes eteğindeki taşları dökecek ve sonucunda neler olacak göreceğiz. Ancak öfke kontrolü çok önemli, ani çıkış ve öfkeyle hareket edenler, sürecin kaybedenleri olacaktır. İş ilişkilerinde bir adım öne geçmek için ise, bu süreci anladığınızı karşı tarafa iyice algılatmalısınız, sizi ön plana taşıyacak olan süreci nasıl kontrol altında tutabildiğiniz ve algılayabildiğiniz olacaktır.

 

Akrep Dolunayı maddi açıdan sert bir dönem olabilir, çünkü akrep zamanı maddiyat arka plandadır ve bu bir tuzaktır. Sonradan sorun yaşamamak adına bunu bir dengede tutmalısınız. Paranızı kendinize ve geleceğinize katkı olacak şeylere harcamaya, fuzuli harcamalardan kaçınmaya devam etmelisiniz. Kandırılmalara karşı güvendiğiniz insanlarla iş yapmalı, tanımadığınız kişilere yardımda bulunurken iyi araştırmalısınız bu dönem. Gelecek için yatırımları kafanızda oynamalı ve zeki-mantıklı olmalısınız. Sis perdesi dağıldığında ani yükselişler olabilir, bu dönem yapılan planlarla.

 

Akrep Dolunayı ruhsal ve psikolojik açıdan ise en üst noktada şu aralar. Ruhsal olarak bazen bütün dünyayı sırtınızda hissedebilirsiniz, bazen de bir rahatlama gelmiş gibi gelebilir. Gündüz olan psikoloji ile gece olan psikolojinin en çok ayrıldığı zamanlardır Akrep Dolunayı zamanları. Yani gece olan sen ile gündüz olan seni bir masaya oturtup sohbet ettirsek, büyük ihtimal birbirlerini yargılamaktan kavga çıkartırlar. Bu yüzden bunu kabullen ve psikolojim mi bozuluyor diye kendini üzme. Bu dönemin sancılarından biri bu sadece ve bunu aşmanın yolu ikisini de olduğu gibi kabul etmek. Ne yaşamak istiyorsan duygusal olarak, o an ne geliyorsa onu yaşa. Gül, ağla, dans et, otur tekrar ağla, dans ederken ağla, sonra dans ederken ağladığına gül, ancak sakın kendini baskılama. Bu dönüşüm, duygusal baskılamayla uzamasın.

 

Akrep Dolunayı yüzeyselliğin bitişi. Yani heyecanı olmayan, güçlü olmayan, ateşli olmayan, tutkusu olmayan her şeyin sonu. Bu ilişkiler için de, günlük yaşam için de geçerli. Heyecan yaratmayan şeyler hayatınızdan çıkabilir, kendinize yeni heyecanlar, yeni hobiler arayabilirsiniz. Çünkü bir dönem geride kalıyor ve yeni bir döneme geçiş yapılıyor. Artık değiştiniz ve zevkleriniz de değişti. Buna göre bir yol çizmeniz size gelecek zaman için katkı olacaktır. Yeni bir tutku, yeni bir hedef bulmak, yeni bir hayal peşinde ilerlemek için güzel bir zaman dilimi. Bu sizi heyecanlandıracak ve tekrar hayata bağlayacaktır.

 

Normalleşmek mi istiyorsun? Kendi gerçeğine bu kadar yaklaşmışken. Kendine bu kadar yaklaşmışken. O kasvetli sokakta arafta yaşamayı normalleşmek olarak mı görüyorsun? Eskiye mi dönmek istiyorsun gerçekten? Sosyal medyadaki yalancı gülümsemene değil, gece kafanı yastığa koyduğunda kendinle yüzleştiğin kişiye yazıyorum. Sen gerçekten yalancı bir döneme geri dönmek mi istiyorsun? Bu dönemin en önemli kısmı yeniden özgürlüğe kavuştuğun zaman olacak, çıkışı gördüğün o an olacak ve sen buna hazır mısın? Çıkış anını bu kadar çok isterken, çıkış anı en büyük kabusun olmaya başlayabilir mi? Hazır mısın tekrar görünmeyen maskeni takmaya? Yoksa artık ne isen öyle mi çıkacaksın bu çıkıştan?

Yargıların, korkuların, geçmişin, pişmanlıkların, oraya tutunup kalmanın ne kadar boş olduğunu görmedin mi? Bu süreçte kimlerin seninle olmadığını görmedin mi? Yarı yolda bırakma potansiyeli olanları? Kendi gerçeğinle yüzleşmedin mi? Şimdi çıkış nerede diye soruyorsun.

Çıkış, çıkacağın gerçeğe hazır olduğun yerde. Yüzleşmen bitmedi, kendine itiraf etmedin, bahaneler ve yalanlarla kendini oyalıyorsun. Kendini ve çıkışı erteliyorsun. Hayır, o günleri özlemiyorsun, o günlerde yediğin, içtiğin, sohbet ettiğini özlemiyorsun, özlediğin tek şey özgürlüğün. Ancak fiziksel olarak alacağın özgürlüğün, bir sonraki kısıldığın kapanda tekrar elinden alınabilir.

Çıkış kapısı nerede? Çıkış kapısı özgürlüğünü elinden aldıklarını, seni yendiklerini, seni kapana kıstırdıklarını düşündükleri zaman senin hala özgür hissettiğin o anda. Çünkü kendiyle barışmış, kendine güvenen, kendine yetebilen, kendi başına her şeyi başarabileceğine inanan, engellerden ve yargılanmaktan korkmayan, köşeye sıkıştığında dahi kendinden vazgeçmeyen, bu günlere kadar kendi başına savaşmış ve kimseye minnet etmeyen yanın, çıkış kapısının ta kendisi.

O yanını tekrar yaşatman dileğimle, alkışlarımdasın.

 

Facebook 37 Twitter 31 Linkedin 09 Tumblr 05