Gerçekten Duruyor musun?

Birçok hayalimiz, isteğimiz, umudumuz var, her ne kadar bazen vazgeçsek de, bazen hiçbir şeyin olacağı yok desek de, içten içe beklediğimiz bir şey var. Bunu hissediyoruz. Bir başlangıç, bir ses, bir iteklenme, bir destek, bir yol görmek istiyoruz. Artık vardığımız kapasiteye yaptığımız işler ve yaşam tarzı yeterli gelmiyor. O kadar çok dağıldı ki enerjimiz, neye odaklanacağımızı bilemiyoruz, her yere yetişmek isteyen bir enerji ağının içindeyiz. Bu yüzden konsantrasyon sorunu yaşıyoruz en başta. Çünkü tek bir şeye odaklı kalmak bize uyumlu gelmiyor.

Tatminsizlik fazlasıyla arttı. Hedeflerimize ulaşsak dahi ne kadar tatmin olacağımızı düşünüyoruz. Gerçekten istediğim hayat bu mu? Bu hedefler benim hedeflerim mi? Bunları ben mi yarattım zihnimde? Özlediğim hayata kavuştuğumda, kavuşma yolunda hissettiklerimi orada hissedebilecek miyim? Evet, hedefe ulaşmak korkutuyor, çünkü ya hayal ettiğimiz gibi bizi mutlu etmeyecekse? Hedef yolunda yürümek daha mı tatmin edici gerçekten? Ulaşılmaz olmak..

Enerjimiz çok fazla dağıldı. Yıllarca kilit altında kaldıktan sonra, ilk dışarıya çıkıştaki şaşkınlık var üzerimizde ve nereye gideceğimizi tam olarak kestirememenin verdiği bir kaygı. Çok fazla şey yapmak istiyoruz, ancak tam tersi şeklinde hiçbir şey yapmıyormuşuz gibi geliyor, günler geçiyor, günler geçtikçe panik artıyor ve yine hiçbir şey yapmıyormuşuz gibi geliyor. Neden?

Çünkü, çünkü bir şeyin yaklaştığını hissediyoruz ve yaptığımız her şeyin boşa gideceğini algılıyor olabilir miyiz? Bir mucize mi bekliyoruz? Bir sabah uyanacağız ve çok başka bir dünya ile mi karşılaşacağız?

Yoksa kaçıyor muyuz? Kaçıyor musun? Kendi yolundan, görevlerinden, kapasitenden, yapabileceklerinden, geleceğinden, kendinden. Kendinden kaçıyor musun? Mesajları algılamaktan kaçıyor musun? Algılarından, hislerinden, sezgilerinden kaçıyor musun? Büyük bir gücün varken, bu kadar güçsüz hissetmenin sebebi kendinden başka herkesi güçlü görmenden mi? İlizyonlar içinde kendine bir gerçeklik yarattın ve o gerçeklikte sen yok musun?

Anlamlaştırdığın her şey anlamını yitirmeye başladığı an sen nerede duracaksın? Öğrendiğin her şey yıkılmaya başladığında hangi bilgilerine sığınacaksın? Bir sabah uyandığında dünya değil de, bambaşka bir ‘sen’e uyandığında yine kaçacak mısın? Dünya, yeryüzü, evren her ne dersen de. Senden sana verdiği katkıları istiyor ve sen kendini yok mu sayıyorsun? Çok şey anlamını yitirdi benliğinde, birçok şeye inandın ve inançların sarsıldı insanlara karşı, dünyaya karşı, belki de hayata karşı. Tatmin etmiyor geçen günler, tatmin etmiyor yaşadığın kaos, tatmin etmiyor attığın adımlar. Peki bu kendi istediğin hayatı yaşamadığının bir kanıtı değil midir? Özgürlüğüne ne zaman kavuşacaksın? Kaçmayı ne zaman bırakacaksın. Ne zaman seni yıllardır olmadığın bir insan gibi tanımlamalarına izin vereceksin? Vicdanından gelen bir ses var, kalbinden gelen bir his var, dünya çok hızlı değişiyor ve sen ona yetişemiyormuş gibi hissediyorsun, sen hariç herkes sanki koşuyor fakat sen duruyormuş gibi hissediyorsun. Atladığın şey koşmak zorunda olmadığın olabilir mi? Yanlış yere bakıyor olabilir misin?

Koşmak zorunda değilsin, kimseye yetişmek zorunda değilsin, kimseyi geçmek zorunda değilsin, kimseden üstün olmak zorunda değilsin, kendini insanlara kabullendirmek zorunda değilsin, çevrene kendini anlatmak zorunda değilsin, ailene kendini ispat etmek zorunda değilsin, seni tanıyanlara kendini sevdirmek zorunda değilsin , sadece kendin olmak zorundasın. Kendin olmak zorundasın çünkü insanlar ilerlerken, kendini duruyor gibi görmenin altında yatan şey kendine hep içeriden bakıyor olman. İlerliyorsun, sadece bakış açını biraz daha genişletmelisin. Dışarıdan kendini görmelisin, içeriden kendini tanımalısın. İlerliyorsun ve kaygılanmanı gerektiren hiçbir şey yok, çünkü ilerlediğini kimseye ispat etmek zorunda değilsin.

Hayatına giren değişkenlerin farkına var ve artık devam etmek için kimsenin onayına ihtiyacın olmadığı bir güce uyan. Yarın farklı bir gün olsun, yarın yeni bir dünya’n olsun ama senin olsun. Sen ol. Yolculuğunun ve yolculukta olduğunun farkında ol. Duruyorsun diyenlere değil, ilerlediğini hatırlatanlarla ol.

Şimdi tekrar düşün. Duruyor musun?

Facebook 78 Twitter 30 Linkedin 05 Tumblr 03