Haykırın.

Haykırın.

Haykırın.

Sanki kafanın içinde sana her şeyi anlatmak isteyen bir ses var da, sesini kısmışlar gibi. Hep tırmalıyor, hiç anlatamıyor. Yasak bölge gibi. Bir dokunsan her şey ortaya çıkacak gibi, senden gizlenen bir şey var, herkes biliyor, kimse sana söylemiyor gibi. Yalnız hissetmek gibi. Hani bir düğmene bassalar kendini bulacakmışsın ama kimse elini senin için kıpırdatmıyor gibi, son bir dönemeç kalmış da, dönemiyorsun gibi. Sanki bir sabah uyanacaksın ve her şey düzelecek de bir türlü o sabaha uyanamıyorsun gibi, uyanmaya hazır değilsin gibi.

Sence hazır mısın?

İnsanlar seni sevmiyor değil, insanlar sende gördükleri kendilerini sevmiyorlar ve kendilerinde istedikleri ama olmayan özelliklerini. İnsanlar kendini keşfetmeni istemiyor farkında mısın? Seni hep kısıtlıyorlar, hep engel, hep sorunlardan, olumsuzluktan dem vuruyorlar. İnsanlar seni anlamıyor, çünkü senin frekansından farklı bir insanla anlaşmak, bir muzla anlaşmakla aynı orantıda.

Haykırın. ”Ben sizin istediğiniz insan olmayacağım. Ben, ‘ben’ olacağım. Kendimi arıyorum, Öz’ümü bulacağım.”

Haykırın. ”Sizin bakış açılarınıza, beni kendimden uzaklaştıran şekilciliğinize ihtiyacım yok. Yargılarınızı kendinize saklayın.”

Haykırın. ”Beni kısıtladığınız, düşüncelerinizde yarattığınız, beni ulaşamayacağıma inandırdığınız ne varsa size iade ediyorum.”

Haykırın. ”Sizi geride bırakıyorum. Korkularım, kaygılarım, olanaksız kıldıklarım, bana inanmadıklarınızla birlikte sizi geride bırakıyorum.”

Haykırın. ”Bana ait değilsiniz. Ben, bana ektileriniz değilim. Size sığınmıyorum. Zincirlerimi kırıyorum ve bu limanı terk ediyorum.”

Facebook 01 Twitter 0 Linkedin 0 Tumblr 0