Kova Dolunayı- Yola Ferman

Seni duymayanlara bir şeyler anlatmak için ne kadar zaman harcadın? Sonra küstün, anlaşılmadığını düşündün. Yalnız hissettin. Sırf seni duymak istemeyenlere sesini duyurabilmek için. Oysa onlar başka bir yol seçmişti. Bambaşka bir hayat, başka bir anı. Şimdi gidiyorsun. Artık burada sana ait bir şey kalmadığını düşünerek. Arkana bile bakmadan, kendini yetersiz hissederek.

Buruk bir yola çıkış, ‘neden’ diye kulağını tırmalayan sesler, oysa güvenmiştim diye düşünmeler, onlar da benimle gelebilirdi diye iç geçirmeler. Gelemezlerdi. Şu an yanında olmayan kimse, seninle bu yola çıkamazdı. Çünkü bu yol, sesini duyuracağın yol. Hayır. Seninle bu yola gelemezlerdi. Sesini harcadıkların, sesini kimseye duyuramadığını düşündürtenler, yalnız hissettirenler, sesini kısanlar, seni görünmez kılanlar onlar. Hayır. Şu an onlar yanında olsaydı daha iyi hissetmeyecektin.

Bu bir neden bu yolda olduğunu hatırlama süreci. Neden bu yola çıktığını ve neden geçmişin yanında olmadığını. Neden onlar seninle gelemedi? Neden bu yola çıktın? Bu yol ne? Evet ya, nedir bu yol, yol, yol. Yol şu an yaşadığın her duygu, her an, her adım, her iletişim ve her düşünce. Peki neden onlar yoklar bunların içinde? Çünkü bu yol sana ait ve onlar oldukça kendi yoluna çıkmayı erteliyordun. Erteletiyorlardı. Bir duyguya kapılıyordun, bir düşünceye, bir korkuya, onlara tutunuyordun. Sana ferman verenlere, eyvallah dedin. Sen eyvallah dedikçe bitmedi fermanlar. Öyle güzel bir dille söylediler ki, rica ediyorlar gibi geldi. Öyle kaldın yerinde. Şimdi fermanlarına da, ricalarına da yeter deme vakti. Benim yolum uzun, beni tutmayın deme vakti.

Ey Özgürlük! Her bireyden, her düşünceden, her olgudan ve hatta her sevdiğinden özgürleşebilir misin? Kendinden özgürleşebilir misin? Düşüncelerinden, kaygılarından, korkularından, acılarından ve anılarından? Özgürlük kavramı senin için ne ise, ona ulaşmak için bir adım atabilir misin? Çünkü artık tam zamanı. Çünkü artık sırtından çeken, ayaklarından tutan her ne ise bırakma zamanı. Zor. Belki söylemek, yazmak kadar kolay değil, biliyorum. Ancak deneyebilir misin? Kendin için. Senden hiçbir beklentisi olmayan birinin senden ricası sadece. Kendin için bir şeyler yapabilir misin artık?

*Kova Dolunayı yaratımların en güçlü olduğu döneme denk geliyor. Düşündüğün şey karşına gelebilir, bu yüzden düşüncelerine dikkat etmelisin. Diğer yandan korku ve kaygılarını da hayatına çekebileceğini bilmelisin, bu kaygıları dönüştürmeli ve pozitif bir düşünce tarzı geliştirmelisin. Bu süreçte çevrenden, bulunduğun topluluklardan yarar sağlayabilirsin, hareketli olmak ve toplum içine karışmak sana katkı olacaktır. Tanışacağın her insan sana katkı olabilir, yeni tanışmalar, yeni arkadaşlıklar için güzel bir dönem. Hayallerini gerçekleştirmek için bazı adımlar atabilirsin, ertelemeden bir adım atmalı ve akışına bırakmalısın.

*Kova dolunayı geleceğine ekeceğin her şeyin başlangıcı olacaktır. Bu yüzden geleceğine kaygı değil, umut ekmelisin. Hedef ekmelisin. Hayallerini gerçekleştirebileceğine dair inanç ekmelisin. Bu ekim zamanı yorgun hissedilebilir, ancak ateşin enerjisi ile ne kadar hareket halinde olursan, o kadar hedefine yaklaşabileceğini ve ateşin enerjisi ile ilerleyeceğini bilmelisin. Sana kim ne derse desin, ilerlemekten vazgeçme. Çünkü seni durdurmak için karşına insanlar çıkacaktır. Seni vazgeçirmek adına konuşmalar olacaktır. Ancak ortaya bir irade ve güç koyarsan kolaylıkla bu süreçten çıkabilir ve yolunda ilerleyebilirsin.

*Kova Dolunayı. İlişkiler için önemli bir süreçten geçeceğiz. Venüs karşıtlığındaki bu Dolunay ilişkileri yeniden alevlendirebilir ya da yürümeyen ilişkileri bitirebilir. İlişkilerde duygusallık önemli olacaktır ve empati. Karşılıklı iletişim olmayan ilişkilerin birer birer bittiğiniz görebiliriz. Bu yüzden ilişkilerde dürüst iletişime önem verilmeli, diğer yandan kendine olan sevgin, içindeki çocuğa olan sevgin önemli olacaktır. Daha çok keyif alabileceğin hobilerine yönelmeli ve kendini unutmamalısın.

*Kova Dolunayı. Maddi durumlar için önemli, bu yüzden de kenara para atmak, biriktirmek gerekli bu dönem. Özellikle fuzuli harcamalardan kaçınılmalı ve lükse gidilmemeli, gereksiz alışverişten kaçınılmalı. Her şeyin yeri ve zamanına göre yapılması gereken bir süreçten geçtiğimizi unutmamalı ve gereksiz risklerden kaçınılmalı. Egosal tavırların fazlasıyla görülebileceği bir süreç olsa da, yargıdan kaçınmalıyız. Çünkü yaratımlar ne kadar güçlüyse, bir o kadar da geri dönüşler güçlü. Yargıladığımızı anında yaşayabileceğimiz bir dönem.

Çok güçlü etkileri olan bir Dolunay ile karşı karşıyayız. Bizi değiştirmeye gelen, bizi var etmeye gelen, bize arkadaşlık etmeye gelen bir Dolunay. Yol arkadaşı olmak isteyen bir Dolunay. Uzun süredir aklımızın bir köşesinde olan ancak hayatımıza geçiremediğimiz her şeye başlayabileceğimiz bir dönem. Bu güçlü dönemde zihin fazlasıyla aktif olacağı için negatif ve ters düşünceler içinde de olabiliriz, burada fark etmek devreye giriyor. Zihin devreye girdiği an fark edersek, dönüşmesine katkı olabiliriz ve enerjimiz düşmez. Oyuna gelmeyiz bir nevi. Kendi oyunumuzu, kendimiz kurgulayacağımız bir süreç.

Bir yere gitmeye çalışıyorsun, bir yere varmaya çalışıyorsun. Ancak yola çıkmaktan korkuyorsun, yola çıkarken kaygı duyuyorsun, yalnız yürümekten sıkılıyorsun. Yol senden bir ferman bekliyor, bir yaratım, bir adım. Kaçmadan, korkmadan, yolu benimseyerek ve kendine güvenerek.

Kaçtığın yer ile gitmek istediğin yer aynı. Sadece aradaki yolu yürürken değişiyorsun. Kaçtığın yer, yolun sonunda geldiğin yer oluyor. Seviyorsun. Çünkü yol, seni istediğin kişi yapıyor. İstediğin yere değil, istediğin kendine ulaşıyorsun. Şimdi seni duyuyorlar, seni dinlemek istiyorlar. Çünkü artık sen, tam olarak sen gibi konuşuyorsun, sen gibi yürüyorsun. Kendi sözlerinle, kendi yolundan öğrendiklerinle. Artık seni duyan sadece onlar değil, artık evrende yankılanacak sesin, duaların. Çünkü artık sana aitler ve evren sadece kendine ait olan sesleri duyar.

Artık sen gibi haykırıyorsun.

Facebook 33 Twitter 20 Linkedin 03 Tumblr 05