-Rüya-Sorgu-Algı-

Öncelikle başlıkları sıralayalım. Son günlerde açılan bir kapı, bir türlü fiziken alınamayan mesajların, rüya yoluyla bize iletilmesi. Diğer yandan bir boşaltım sistemi gibi işleyen rüyalar. Dünyanın bilinçaltını size açması. Zaman algısı gündüz-akşam ve rüyalar olarak üçe bölünmüş durumda. Gündüz başka bir ruh hali, akşam başka bir ruh hali ve bunları dengeye oturtmaya çalışan rüya zamanı. Geçmişe mi ait rüyalar? Geleceğe mi? Mesaj mı taşıyor? Yoksa gerçek mi? Bu bilinçaltının bir oyunu mu? Neden bu kadar gerçek geliyor ve algılarımla oynuyor? Korkutuyor, huzur veriyor, film gibi geliyor,  anlamsızlaşıyor. Nedir bu? Öncelikle her Neptün-Merkür açısında bu tür toplu-kollektif olarak görülen rüyalar normaldir. Bunu defalarca test ettim sosyal medyada. Ancak bu sefer biraz daha farklı, bu sefer genel bir mesajın küçük ve kendimize ait parçaları.

Bu öncelikle farklı bir alan. Hiç tanımadığımız, bilmediğimiz bir süreç içerisinde zihin ve bilinçaltı bir savaş halinde. Bunu baskılayanlara, her şey normalmiş gibi devam etmeye çalışanlara bir tür boşaltım sistemi olarak çalışıyor rüyalar. Gün içinde yapılan öfke kontrolü kabus olarak çıkıyor, verilmeyen her tepki orada çıkıyor ortaya, kontrolcülük rüyada kontrolü yitirmek ve anlamsız yerlere gitmek olarak çıkıyor. Sevgisiz ve değersiz hissetmek eski sevgili veya iyi hissettiğiniz bir arkadaşla çıkıyor, güvensiz hissetmek aile bireyleri ve güçlü karakter olarak çıkıyor, ait hissedememek yer değişimi olarak çıkıyor. Bu süreçte arka planda kalan, derine itilen her şey, rüya yoluyla gün yüzüne çıkıyor. Okul görüyorsanız, sorumluluklarınızdan kaçtığınızı ve görevinizi yapmadığınızı söylüyor. Son süreç gerçekçi gelmiyorsa, rüyalarda kendi dünyanızı yaratıyor ve bir gerçeğe tutunmaya çalışıyorsunuz. Rüya içinde gördüğünüz her birey, her nesne sizin farklı bir versiyonunuz olabilir. Kedi, köpek, canavar, insan, çiçek, çocuk. Çocuk, unuttuğunuz içinizdeki çocuk olabilir.

Paralel evren değil bu, paralel bilinçaltı. Paralel sen. İstediklerin, önemsemediklerin, hayallerin, kavgaların, unuttukların.Kendin.

Kaosa izin vermiyorsanız dünyanızda, rüyalarınızda kaos içinde kalıyorsunuz. İçinizden geçenleri gün içinde söyleyemiyorsanız, haykırıyor rüyalarınız, içinizde bir umut besliyorsanız, huzur dolu yerlere yelken açıyorsanız. Kendiniz anlamamaya ve yargılamaya devam ediyorsanız, bu sefer rüyalarınız karmaşıklaşıyor. Hamile- bebek-ölüm-doğum görüyorsanız, yeniden doğuşunuza inanmadığınızı ve buna izin vermeniz gerektiğini söylüyor. Bunun gibi bir çok mesaj içeriyor. Rüyalarınızı ancak kendiniz yorumlayabilirsiniz, ancak bir filmin içine yerleştirilen mesajlar gibi düşünmelisiniz. İstekleriniz, arzularınız, baskıladıklarınız, anlamlandıramadıklarınız, öfkeniz, sevginiz, gün içinde yaşadığınız ruh halinin bir yansıması değil bu, bu yeni bir sürece girdiğinizin ve saydığım her şeyin artık anlamsız olduğunu, yeni bir sürece, yeni bir birey olarak, arınarak girmeniz gerektiğini söylüyor. Bir nevi sadece kendinizin değil, Dünyanın bilinçaltını izliyorsunuz. Dünya size kendinden kesitler sunuyor ve payınıza düşeni yapmanızı bekliyor. Bu yüzden gerçekçi geliyor. Bu yüzden bir rüyadan fazlasını gördüğünüzü düşünüyorsunuz. Bu yüzden dram, gerilim, bilim kurguyu aynı anda hissediyorsunuz. Bazı anlar bir başkasına ait rüyayı görüyorsunuz, çünkü kolektife son zamanlarda o kadar bağlandınız ki, algılar karıştı. Bu algı kimin?

Dünya bir nevi bizi sorguya çekiyor. Neyi yapmadın, neye gereğinden fazla değer verdin, neye öfkelendin, neyle savaş veriyorsun, kendini neden hırpalıyorsun, gerçeğin ne, gerçek ne? Neyden kaçıyorsun? Neden kendini baskılıyorsun ve neye izin vermiyorsun.

Şimdi değilse ne zaman? Kendini şimdi sorguya çekmeyeceksen, ne zaman çekeceksin? Şimdi görmeyeceksen gerçeğini, ne zaman göreceksin. İçsel bir sorgu zamanındayız. Kendimizle hiç bu kadar baş başa kalmamıştık. Yalnızlık bir seçimdi, istediğimiz için yalnızdık, şimdi ise zorunluluk. Buradan daha güçlü, daha kendin gibi, daha özgür çıkmayacaksan, boşa geçmez mi bu kadar zaman? Algıladığın Dünya ile kendi zihninde yarattığın Dünya arasında sıkışıp kaldığını görüyorsun. Şimdi kendi gerçeğine ulaşmak için adım atma zamanı. Sana yükledikleri algıyı yırtıp atma zamanı, yalanların ortaya çıktığı, maskelerin düştüğü, gerçeğe ulaşmanın zamanı. Öyle derine ineceğiz ki, o derinlerden kendimizi kurtaracağız. Unuttuğun, başkalarına göstermemek adına, yargılanmamak adına derinlere gömdüğün seni bekleyen bir sen var. Doğa mesaj verdi algılamadın, yanından geçen birinin cümleleriyle seslendi anlamadın, bir yazı içerisinde sana seslendi duymadın, arkadaşın söyledi, dinlemedin. Bir şarkıda duydun çığlığını, önemsemedin. Şimdi rüyaların sesleniyor.

Bana ulaş diyen kendini.

Rüya görmüyorsun, gerçeğe uyanıyorsun.

Facebook 26 Twitter 32 Linkedin 04 Tumblr 08