Terazi Dolunayı

Kimden, ne beklemektesin? Hangi el uzansın diye gözlerini dışarıya dikmektesin. Kim seni, senden daha iyi tanıyabilir. Peki neden başkalarının, senin hakkında ne düşündüğü ile bu kadar ilgilisin? Onlar konuşur ve konuşacaktır da, onlar yargılar ve yargılayacaktır da, o hakkındaki fikrini merak ettiğin insanlar hiçbir zaman senin için doğru kelimeleri kullanamayacaklar. Sen, kendin için doğru kelimeleri bulana kadar.

Yardım çığlıkları var içlerden gelen, dönsün denen devran. Peki biz ne yapıyoruz? Kendi devranımızı döndürmek için ne gibi değişikliklere açığız. Ne kadar izinliyiz duymaya kendimizi? Yargılamadan, katkı olmak adına ne kadar konuşuyoruz kendimizle. Kendimize ne kadar adiliz ki, çevremizden adalet bekliyoruz. Gelen her haber, okuduğumuz her şey öfke yaratmaya başladı, çünkü değişeceğine inandığımız hiçbir şey değişmemekte. Pozitif yönlerimizi görürken, negatif yönlerimizin üstünü örtmekteyiz. Çünkü onlar ‘kötü’. Çünkü bize yakışmıyorlar. Çünkü biz bu olamayız? En son sorumlulukların dışında, çevresel faktörlerin dışında, sabitlerin dışında, kendin için ne yaptın? Dön bir bak ve bu zamanı kimler için harcadığını gör. Kimlere tutundun bugüne kadar, kimler için kendi yolundan feragat ettin, bir bak.

İkili ilişkiler ne kadar sekteye uğruyor gibi görünse de, ne kadar iletişim kurmak da zorlanıyor olsanız da, ne kadar hareket alanınız kısıtlanıyor gibi hissetseniz de, ne kadar haliniz olmasa da, ne kadar eskiden keyif aldığınız şeyler şu an keyif vermese de ve bunu sorguluyor olsanız da, ne kadar kaygı ve korkularınız sizi ele geçirse de, şu an bir dengeye gelme halindeyiz. Bu denge görmeye kendimizi kapadıklarımızı, halı altına süpürdüklerimizi, bilinçaltına kilitlediklerimizi, yok saydıklarımızı su yüzüne çıkarmakta. Önce reddetmek, sonra öfkelenmek, en sonunda kabul geçmek bu sürecin göstergeleri olacaktır. Biliyorum ki artık yoruldunuz, biliyorum ki artık ‘iyi bir şeyler olsun’ diye söylenmektesiniz. Uyanıklık halinin kaosundan yorulup, tekrar uykuya dönme istekleriniz ağır basmakta. ‘Cehalet mutluluktur’ fikri sizi provoke etmekte. Ancak uyanmak için çok uzun bir yoldan geldiğinizi, çevrenizi bu sayede tanıdığınızı, kendinizi bu şekilde bulduğunuzu, her ne kadar sıkıntılı süreçler gibi gelse de, bu süreçlerin sizi buraya getirdiğini ve evrende her zerrenin bir görevi olduğunu, bu görevin başlangıcında olduğunuzu ve hayatınızdaki kısır döngüyü kırmak için bir adım atmanız gerektiğini bilmelisiniz. Her ne olduysa oldu, şu an sen neredesin? Ve kendini seçiyor musun?

Yaşadığın hiçbir şey boşa değildi, zamanın boşa geçmedi. Sadece yolun biraz dönemeçliydi. Biraz daha tecrübe için, biraz daha uzun bir yoldan geldin. Biraz daha kendini bulabilmek için, dışarıya biraz daha geniş bir çerçeveden bakabilmek için, insanları ve evreni biraz daha iyi anlayabilmek için, doğayı biraz daha izleyebilmek için, yaşamın kaynağını biraz daha içine çekebilmek için yolunu uzattın. Ancak her şey seni buraya getirecekti. Kimseye kızma, her şeyi sen seçtin. Kimseye suç bulma, bu yolu sen seçtin. Kendine bahane bulma, çünkü en güzeli seçimi yaptın. Kendini seçtin.

Değişime direnç, şifalanmaya direnç, gerçek ile hayali ayıramama, karışık duygular, toplumsal olaylara karşı artık kayıtsız kalamama, içsel bir öfke hali, kimseyi dinlemek istememe, bir şeyler anlatmak isterken gelen durgunluk hali ve kendi halinde kalma gibi durumlar olağandır. Burada negatif bir durum yok, sadece olana izin verin. Zihniniz zaman zaman sizi provoke etmek isteyecektir, ancak bu durumu dışa aktarırken öfkeden işlev görmek sizi bir adım geri götürecektir. Kendinizi ezdirmeyin, ancak sizi ezmek isteyenlere onların istediği yoldan tepki göstermek yerine, alanınızın size ait olduğunu tam olarak gösterin ve bu alana onların adım atamayacağını kafalarına kazıyın.

Atlantis kavuşumlu bu dolunay bazı gerçekleri yüzümüze çarpacaktır. Burada önemli olan mahremiyet alanınıza kimseyi sokmamanız ve saygı gösterilmesini istemeniz. Buna aileniz de dahil olmak üzere, kendi enerji alanınıza girmesine müsade etmemeniz gerekmekte. Atlantis mahremiyet alanı ile alakalı olduğu gibi, bunun ihlal edilmesi anlamına da gelmekte. Bu yüzdendir bu konuya özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Sizin enerji ve maddi anlamda sömürmek isteyen kişiler çıkacaktır bu dönem karşınıza. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. Suistimal edilmeyin ve gücünüzü ortaya koyun. Hayır demeyi bilin.

Marsın Oğlak burcunda seyahati devam etmekte iken, Satürn ile kavuşması yine kendinizle ilgili bazı durumlar ortaya çıkarabilir, kendini beğenmeme, enerji düşüklüğü hissedebilirsiniz. Ancak bu da geçici bir süreç. Burada çıkarılması gereken ders, kendiniz ile tutunduklarınızı birbirinden ayırmak olacaktır. Kaygıdan işlev görmedikçe, negatifi kendinize çekmeyeceksinizdir.

Maddi durumunuzu gözden geçirmek ve bu konuda planlar yapmak, süre içinde size katkı olabilir. Çünkü maddi durumlar şu an gitgeller içinde ve bu konuda da bir durgunluk ve kaygı durumu olabilir. Ancak gün itibariyle Venüsün kendi burcu Boğaya geçmesiyle bu konuda açık bir kapı bulabileceğiz. Bu yüzden kaygıdansa, yaratım gücünüzü kullanmanız yerinde olacaktır. Venüs bu konuda destekleyici bir burçta olacak 3 hafta kadar. Aşk ilişkilerinizde daha yolunda gidebilir ve son 3 haftada yaşanan tartışmalar yerini anlaşmalara bırakabilir. Burada iletişimi sevgi frekansından kurmak önemli olacaktır.

Artık iyi bir şeyler olsun istiyorsak, kaygılarımızı indirgeyip bazı seçimler yapmalıyız. Bu seçimler, dış etkenlerden kurtulup sadece bize ait olmalı ve korkularımızı yok edecek kadar cesaret verici seçimler olmalı. Değişime ve akışa izinli olup, anlık kaygıların bizi ele geçirmesine izin vermemeliyiz. Ufak değişiklikler bile şu an büyük yollar açabilir. Önümüzde ‘çok önemli’ bir Koç yeniayı ve Akrep dolunayı var, 2018in dengelerini değiştirecek bir 45 gün olacak, bunun öncesinde yapacağımız seçimler kendi yolumuzda ne kadar güçlü durabileceğimizi gösterecek. Sevgiler, iyi haftasonları.

Facebook 28 Twitter 23 Linkedin 0 Tumblr 03