Yeniay – Yokuşun Asası

Tek başına geçmek zorunda değilsin bu sınırı. Ancak sırf ayıp olmasın diye de yanında taşımak zorunda değilsin kimseyi bu tarafa. Ah. Kaç kez ayıp olmasın diye kendi yolunu uzattın? Üzülmesinler diye içine attın. Bu sınıra adım attığın an, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyorsun. Bu sınırı sen çizdin hatırlamasan da, defalarca. Bu tarafa doğru kişilerle geçebilirsem, doğru yerde olduğumu bileceğim demiştin. Doğru kişileri ararken geçti yıllar. İçine sinmeliydi. Olmadı, geri döndün. Tek başına geçtin, suçlu hissettin. Belki de bir şeyleri gözden kaçırmıştın. Hata yapmışım dedin geri döndün. Doğru kişiler değillermiş dedin, geri döndün. Aynı yolu tekrar, tekrar yürüdün ve yine bu sınıra geldin. Bu sınır çizgisi artık senin kısır döngün olmamalı. Biliyorum içinde bir yerde yine hata yapar mıyım korkusu var. Bu sefer de hata yaparsam tekrar yürümeye gücüm yok diyorsun. Artık geri dönmek istemiyorsun. Peki sana hiç kullanmadığın bir Asa olduğunu söylesem.

Yokuşun başında kendine verdiğin sözleri hatırla. Sabredeceğim, vazgeçmeyeceğim, bu sefer beni durdurmalarına izin vermeyeceğim. Bu yokuşun sonunda kendimi ve hayat amacımı bulacağım demiştin. Sinirlenmeyeceğim artık, yargılamaları umrumda değil, ben bildiğim yoldan yürüyeceğim bu sefer demiştin. Dinlemeyecektin aynı yalanları, bu sefer feda etmeyecektin kendi yolunu, geri dön diyenleri duymayacaktın bu sefer, yokuşu çıkarken seni umursamayan, bu yokuşun sonu iyi bir yere çıkmaz diyen, zirveye ulaşmaya yakın seni sevdiklerini ve onları bırakmamalarını söyleyen, ancak her aşağı indiğinde seni unutan, verdikleri sözleri umursamayan ve seni tekrar yargılamaya başlayan o insanları dinlemeyecektin. Kendi bahanelerin bu yokuşu çıkmanı engellemeyecekti bu sefer. Yeteri kadar durmuştun, yeteri kadar beklemiştin, ancak bir noktada kendi kendine vazgeçmen gerektiğini söyleyeceğini de biliyordun. Bu yüzden söz vermiştin, en büyük engelin, kendi zihninin oyununa gelmeyecektin. Hatırla. Şimdi yine ellerin başında, geriye, en başa dönmeyi düşünüyorsun. Çünkü hedeflediğin yer hala çok uzak geliyor. Yoruldun. Yoruldun, çünkü bugüne kadar Asanı kullanmıyordun.

Bu Asa, istediğin destek, ettiğin ama olmadı diye unuttuğun dualar. Başardığın ama tatmin olmadığın için o hazzı yaşamadan devam ettiğin zaferlerin. Bu Asa sana uzanan bir el. Hadi beraber başarabiliriz diyen bir dost, bir sevgili. Ama en önemlisi sabır. Bu Asa unuttukların, unuttuğun sözlerin, bu asa Özgüvenin. Her yargıda kırılan, her başarısızlıkta, her hatada, her kötü geçen günün sonunda bir köşeye çekilen ve unuttuğun özgüvenin. Rekabetten bıkmış, kıskançlıktan yılmış, yarışı bırakmış sen, yaşamı bıraktığını mı düşünüyorsun? Hayır. Seninle artık rekabet edemezler, çünkü sen yarışmıyorsun. Düşünsene. Bir asan var, gücün yerinde, yeneceğini biliyorsun herkesi, özgüvenin yükselmiş, sözlerini hatırlamışsın, yola devam kararı almışsın ve yarışmıyorsun. Sadece yokuşu çıkıyorsun. Seni çekiştirenlere, engelleyenlere, rekabet edenlere zaman ayırmıyorsun ve fark ediyorsun.

Sen zirveni hayallerindeki gibi bulamadığın için değil, yarışı sevdiğin için hep geri dönüyormuşsun.

İkizler Yeniayı durgunluğun yerini harekete bırakması anlamına geliyor. Gerek zihnen, gerek bedenen yüksek bir enerji ile hayatımıza giren bu yeniay, sadece durursak bizi sert etkilerine maruz bırakabilir. Bu dönem yapılacak işlerin başında kariyer planlaması olmalı, Satürn üçgenindeki bu yeniay kariyer olarak destek olacak. Ancak ‘aman bu dönem ne olacak, zaten durgun bir dönem’ diye düşünür ve atılacak adımları atmazsak, böyle devam edilebilir. Yeni projeler, yeni hedefler veya önceden koyulan ve bir doğru zaman beklenen adımlar bu dönem atılabilir. Maddi olarak büyük hedefler koymadan, bu dönemi atlatabileceğimiz hedefler, şu an için daha tatmin edici olabilir. Sinirlenen anlara dikkat edilmeli, o an dönüşmesi gereken şey dönüşürse, bir daha olay tekrarlamayabilir. Bu yüzden düzeyli tartışmalar katkı olabilir, ancak öfkeye yenik düşülürse, kısır döngüye girebilir. Kendi alanınızda kalmaya özen gösterin bu dönem.

 

İkizler Yeniayı ilişkiler açısında önemli bir yeniay. Yeni tanışmalar, yeni kişiler katkı olabilir. Şu an sürmekte olan ilişkiler için ise özellikle bu dört-beş gün sakin geçirmeli, anlayışlı olunmalı, iletişimi daha şeffaf kurmalı. Yanlış anlaşılmaların çoğaldığı bir dönem olabilir, diğer yandan bilinçaltının dile vurduğu bir dönem de olabilir. Ancak yargılamadan veya tartışmadan önce tam olarak ne anladığınıza iyi bakmalısınız. Çünkü yanlış kurulan cümleler olduğu gibi yanlış anlaşılan cümleler de olabilir. Kimseyi boş yere kırmayınız. Bu dönem kandırılmalara karşı, sadece güvendiğiniz insanlarla iş yapınız. Maddi olarak bir süre daha dikkatli olmakta fayda var. Küresel olarak ise haziranın ‘ilk dört-beş’ günü hariç daha iyi bir döneme geçiş yapılabilir. Haziranın ilk günlerinin biraz sert olduğunu belirtmeliyim.

 

İkizler Yeniayı yakın çevrenizden destek alabileceğiniz bir dönem olabilir. Bazı şeyleri yalnız başınıza aşmak zorunda değilsiniz, toplumsal ve çevresel yargılar yüzünden yardım isteyemeceğinizi düşünüyorsunuz, ancak o kişiler zor durumda olsa koşa koşa gidersiniz. Bu dönem artık alma-verme dengesinin oturduğu bir dönem. İstemeyi biliniz, vermeyi bildiğiniz kadar, istemeyi de seviniz. Sohbet etmenin iyi geleceği, ruhsal olarak birine danışmanızın katkı olacağı, aşamadığınız bir durumda yakın gördüğünüz dostunuzdan yardımcı olmasını isteyebileceğiniz bir dönem. Bu karşılıklı olarak katkı olacaktır, çünkü kendinizi açtığınızda aynı durumun aslında onda da olduğunu göreceksiniz.

 

İkizler Yeniayı Ay düğümlerinin son dansı. Artık korku ve kaygılardan arınıp, tam gaz ilerleyebileceğimiz, ait olduğumuz kişiyi bulabileceğimiz, ait olduğumuz yere karar verebileceğimiz bir yerdeyiz. Artık bilgi çağından, biliş çağına geçtiğimiz noktadayız. Bu yüzden kafanızın içindeki bilgilerle değil, bilişinize gelenler yol almayı denemelisiniz. ‘Ben hiçbir şey bilmiyorum, yazdığım veya söylediğim an öğreniyorum’ dönemi. Öğrenci olmanın keyfini sürebileceğiniz, bu yüzden uzun süredir ertelediğiniz eğitimleri alabileceğiniz, hobilerinizin mesleğe dönüşebileceği bir dönem.

Yokuşun sonunun, yolun sonu olmadığını göreceksin. Bu yokuşu bitirmek için değil, başlamak için çıktığını göreceksin ve ‘ama her şeye değdi’ diyeceksin.

Seni buraya kadar getiren, güneşin doğuşuna olan umudun ise o güneş doğacak. Ancak başkaları Güneş doğacak dediği için değil. Sen o Güneş doğacak diye sabrettiğin için, yolundan vazgeçmediğin için, bu yokuştan geri dönmediğin için. Ancak Güneşin doğuşunu beklemek zorunda mısın?

Gökyüzünden beklediğin el, sana her an uzatılıyor, sadece aracılar kullanılıyor. Bu aracı bir kedi, bir kuş, bir manzara, okuduğun kitapta söz, izlediğin dizide duyduğun bir cümle, bu aracı bir rüya veya his olabilir. Aklına bir anda mı geldi? İlham mı geldi? Bir yerden söz mü duydun? Bir an farkındalık mı yaşadın? Bir şarkı sana dost mu oldu? Seni hayata bağlayan bir amaç mı buldun? Hissettiğin her sevgi sana uzanan bir el. Bekleme, o eli kabul et sadece. O el, senin Asan.

Gecenin karanlığı senin ışığın parlasın diye, neden Güneşin doğuşuna kadar bekletiyorsun umutlarını.

Facebook 0 Twitter 0 Linkedin 0 Tumblr 0